Yazar "Kutlu, Asuman" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Bağımsız Adayların Facebook’ta Siyasal İletişim Stratejileri: 2019 Türkiye Yerel Seçimleri Örneği(Mehmet Dursun Erdem, 2019) Kutlu, AsumanYurttaşların görüş ve düşüncelerini siyasal alana aktaran ve temsilcilerin iktidara gelmesini sağlayan seçimler, demokratik siyasal düzenin en önemli unsurlarından biridir. Seçmenlerin siyasal tercihlerini etkilemek ve sürdürülebilirliğini sağlamak etkili bir siyasal iletişim sürecinin varlığıyla ilişkilidir. Siyasal aktörlerin kendilerini seçmen kitlesine tanıtmak ve kamuoyunun desteğini kazanmak için kullandıkları reklam, propaganda ve halkla ilişkiler tekniklerini kapsayan siyasal iletişim süreci, yeni iletişim teknolojilerinin ortaya çıkmasıyla yeni ve farklı bir boyut kazanmıştır. Siyasal partiler ve adaylar, yeni iletişim teknolojilerinin sağladığı platformları, sadece seçmenlere yönelik vaatlerini içeren seçim kampanyalarını yürütmek için değil, onlarla doğrudan diyaloğa girerek interaktif iletişim kurmak için özellikle seçim dönemlerinde konvansiyonel medyaya ihtiyaç duymadan seçmenleri istedikleri zaman ve biçimde bilgilendirmek ve onlardan hızlı geribildirim almak için siyasal iletişim çalışmalarında aktif olarak kullanmaktadır. Özellikle siyasal parti desteğine sahip olmayan ve kendilerine konvansiyonel medyada yer bulamayan bağımsız adayların seçmenlerine ulaşabildikleri tek mecra internet medyası özellikle Web 2.0 dönemiyle birlikte ortaya çıkan sosyal medyadır. Bu çalışmada Facebook sosyal ağ sitesinin geleneksel medyada yer bulamayan bağımsız belediye başkan adayları tarafından seçim kampanyalarının yürütülmesinde nasıl kullanıldığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2019 Mahalli İdareler Seçiminde Türkiye’deki 30 büyükşehir belediyesinin bağımsız başkan adayları, örneklemini çok aşamalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 8 büyükşehir belediye başkan adayı oluşturmaktadır. Seçim kampanyalarının yoğunluk kazandığı son bir ay ve seçimden sonraki bir gün (3 Mart - 1 Nisan 2019) adayların Facebook’ta yaptıkları paylaşımlar içerik analiz tekniklerinden frekans ve kategorisel analizi yöntemi ile incelenmiştir.Öğe DÖNÜŞEN MEDYA ÇAĞINDA SİYASAL KATILIM: İSTANBUL’DA YAŞAYAN 18-22 YAŞ SEÇMEN ÖRNEĞİ(Erciyes İletişim Dergisi, 2018) Kutlu, AsumanBu çalışmada gençlerin internette siyasal katılma davranışları ve bu davranışların gerçek hayatta sergiledikleri siyasal katılım değişkeniyle olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırma grubu İstanbul’da yaşayan, yaşları 18-22 arasında değişen ve orantılı tabakalama yöntemiyle belirlenen 600 gençten oluşmaktadır. Yüz yüze anket uygulamasından elde edilen verilerin çözüm ve yorumlanması için, açımlayıcı faktör analizi, korelasyon ve regresyon testleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda gençlerin en çok gerçekleştirdikleri siyasal katılma davranışının oy verme olduğu görülmüştür. Bu katılım biçimini, siyasal bilgilenmeye yönelik medya kullanımıyla ilgili katılım biçimleri takip ederken, gençlerin daha yoğun siyasal katılım içeren davranışları sergilemedikleri tespit edilmiştir. İnternette siyasal katılım davranışlarına yönelik gerçekleştirilen faktör analizi ise internette siyasal paylaşım, sosyal medyada siyasal paylaşım ve siyasal eylem/ protesto olmak üzere 3 önemli unsur ortaya çıkarmıştır. Gerçekleştirilen korelasyon analizleri neticesinde siyasal katılım ve internette katılım arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Regresyon analizi bulgularına göre, gençlerin siyasal katılım düzeyi internette siyasal katılım düzeyini arttırmaktadırÖğe Framing Perception: British Press Coverage of the 1896 Ottoman Bank Raid(Ahmet Yesevi Univ, 2023) Urer, Levent; Kutlu, AsumanThis study aimed to explore how British newspapers framed the Ottoman Bank Raid in 1896 and how they might have functioned in the political and social reconstruction of Ottoman Empire within the international sphere. A qualitative inductive framing analysis was carried out. The results of textual analysis revealed two main frames: (i) human interest: internal unrest and fracture within the Ottoman Empire and (ii) emphasis on unification: isolation policy within international relations. While the former frame mainly included disinformation regarding the number of Armenians killed or wounded, combined with constant use of negative metaphors for Ottoman Empire and Muslim population, the latter frame focused on national, international support and forceful intervention of Europe rather than diplomatic pressure.Öğe Kesin Bilgi, Yayalım: Hakikat Sonrası Çağda Yalan Haberlere İlişkin Y Kuşağının Tutum ve Davranışları(2020) Kutlu, Asuman; Doğan, EvinBu çalışmanın amacı sosyal medyada haber tüketen Y kuşağı üyelerinin yalanhaberlere ilişkin tutum ve davranışlarını belirlemektir. Araştırma grubu İstanbul’dayaşayan 891 Y kuşağı üyesinden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgularagöre Y kuşağı üyeleri sosyal medyada geçirdikleri sürenin önemli bir bölümünü habertüketimine ayırmaktadır. Haber tüketimi için sosyal medya ve çevrimiçi kaynaklarıtercih etmelerine rağmen, konvansiyonel medya haberlerine güven duymaktadır. Ykuşağı üyelerinin önemli bir bölümü haber doğrulama platformları hakkında bilgiyesahip değildir. Katılımcıların tamamı sosyal medyada yalan habere maruz kalmakta veönemli bir bölümü yalan haberleri tespit edebilmektedir. Y kuşağının sosyal medyadadoğruluğundan şüphe duydukları haberlerle karşılaştıklarında en sık gerçekleştirdikleridavranış, haberin arama motorlarında araştırılmasıdır. Şüphe duyulan haberinaraştırılmasında en az kullandıkları mecraları ise haber doğrulama platformlarıoluşturmaktadır. Katılımcıların önemli bir bölümü sosyal medyada haber paylaşmadanönce haberin doğruluğunu teyit ederken, bazı katılımcılar doğruluğundan şüpheduydukları haberleri de paylaşmaktadır. Gerçekleştirilen Ki-kare testleri sonucunda Ykuşağı üyelerinin haber tüketimi, cinsiyet, eğitim ve sosyal medya kullanım sıklığınagöre farklılık göstermektedir. Buna ek olarak Y kuşağının sosyal medya haberlerinegüven düzeyi de, cinsiyet, eğitim, sosyal medya kullanım sıklığı ve sosyal medyadahaber tüketim sıklığına göre farklılaşmaktadır.Öğe Myth or Fact? Echo Chambers in Online Political News Consumption(2021) Kutlu, AsumanThe dissemination of information through digital media has changed the process of being informed about current political events. Previous research evidence extends in two opposite directions: Digital platforms improve the functioning of democracy through amplifying of information sources while they may serve as echo chambers allowing people to easily seek out information complementing their opinions, thereby generating political polarization. This study integrating theories of selective exposure and uses and gratifications seeks to explore selective exposure in digital media and users’ motivations to consume and share information reinforcing their views. The study was approved by the Beykent University Social and Human Sciences Etthics Committee decision dated 11.01.2021. A maximum variation sample of 20 politically interested individuals explored their political news consumption habits and motivations under conditions of selective exposure through 5 synchronous online focus groups in a 2-month period. The data was analysed utilizing a thematic approach. Two main themes emerged. (i) Selective exposure to political news and motivations: access to unbiased political information was identified as the main motivator of selective exposure. Guidance was found to be the key motivator to obtain political information. (ii) Online echo chambers: The vast array of political information sources may increase online polarization. Respondents’ political news consumption behaviour and attitude towards people holding opposing views may demonstrate the existence of echo chambers along with political bullying.Öğe Perceived Competence in Detecting Mis- and Disinformation Online: Reconsidering the Third Person Effect(Selçuk İletişim, 2021) Kutlu, AsumanThe third person effect coined by Davison, provides a different perspective from media effect theories as it mainly deals with beliefs about media effects rather than its direct influence on individuals. The literature on TPE has demonstrated a broad perspective in exploring perceptual bias in various media contexts as well as conditions to magnify TPE. The issue of digital disinformation has increased the number of studies as it has provided a different perspective in context of the third person effect. The threat caused by COVID-19 has led an increase in health news consumption causing a wide spread of mis/disinformation about the origin, prevention and treatment of the pandemic. Considering source credibility as a moderator in testing TPE hypothesis, people will likely to think that mis-and disinformation online will have a greater effect on others and may depend on their perceived competence in spotting mis- and disinformation online when judging its effect on oneself and others. Therefore, the research aims at exploring the way individuals perceive the effects of health-related mis/disinformation and the possible variables influencing TPE.A survey-based study of 767 Turkish internet users was conducted in January 2021. Paired simple T-test to explore third person effect and hierarchical regression analysis to investigate factors associated with TPE were performed. Results revealed that biased third-person effects existed regarding health related mis/disinformation online and perceived competence to detect mis/disinformation online and exposure to digital mis/disinformation were the significant predictors of TPE.Öğe STIGMATIZATION IN MEDIA IN THE AGE OF DIGITALIZATION; A CRITICAL DISCOURSE ANALYSIS OF VIDEO NEWS AND USER COMMENTS(AI LABS BİLİŞİM YAZILIM VE YÖNETİM DANIŞMANLIĞI, 2025) Doğan, Evin; Kutlu, AsumanDİJİTALLEŞME ÇAĞINDA MEDYADA DAMGALAMA; VİDEO HABERLER VE KULLANICI YORUMLARINA İLİŞKİN ELEŞTİREL SÖYLEM ANALİZİ ÖZ Damgalama; yalnızlaşma, sosyal dışlama, gizlenme, tedavi/bakım/destek hizmetlerinden yararlanamama, konut, sağlık ve eğitim gibi temel hak ve özgürlüklerden mahrum kalma gibi olumsuz sonuçları olan, dolayısıyla politik, sosyo-ekonomik ve kültürel düzlemde değerlendirilmesi gereken çok boyutlu bir sorundur. Bu sorunun çözümü de çok katmanlı bir mücadele sürecini gerektirir. Damgalama ile mücadelede aktif sorumluluk üstlenmesi gereken alanlardan biri medyadır. Çünkü normallik veya kabul edilebilirlik gibi ölçütler sunan medya, anlamın üretilmesi, inşa edilmesi ve tüketilmesinde önemli bir etkiye sahiptir. Dolayısıyla kitleleri ikna ve yönlendirme gücü bulunan medyanın eşitlikçi, kapsayıcı, çoğulcu dil ve söylem pratikleri toplumsal farkındalık ve duyarlılığın sağlanması ile damgalama karşıtı mücadelede belirleyici niteliktedir. Gündelik hayatın bir parçası haline gelen dijital medya platformları damgalamaya maruz kalan bireylerin bir araya gelerek duygu, düşünce, bilgi ve deneyim paylaşımında bulundukları eğitim ve örgütlenme alanı sağlamaktadır. Ancak yanlış bilginin hiçbir dönem olmadığı kadar hızlı yayıldığı çevrimiçi ortamlar belirli kişi veya gruplara yönelik yaftalama, ayrıştırma, kategorize etme ve nihayetinde hedef haline getirmeyi içeren damgalanmayı yaygınlaştırmaktadır. Bu varsayımlardan hareketle araştırmada etkileşimli/dijital medya ortamlarının mevcut damgalama pratikleri üzerindeki etkisi irdelenmiştir. Çalışma kapsamında YouTube adlı video paylaşım platformunda yer alan haberler ve kullanıcı yorumları Eleştirel Söylem Analizi kapsamında analiz edilmiştir. Ruhsal/psikolojik rahatsızlık yaşayanlara yönelik damgalama pratiklerine odaklanan araştırmada, dijital ortamda kullanıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşarak inşa ettiği söylemler ve oluşturdukları kolektif anlatılarla, damgaları yeniden ürettiği ve dolaşıma sunduğu tespit edilmiştir. Kullanıcı yorumlarının haber söylemine paralellik göstermesinin yanı sıra eleştirel yaklaşımları içerdiği ve dez/mezenformasyonun ifşa ettiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Damgalama, Stigma, Medya, Dijital Medya, Kullanıcı MEDIA STIGMATIZATION IN THE AGE OF DIGITALIZATION; CRITICAL DISCOURSE ANALYSIS OF VIDEO NEWS AND USER COMMENTS ABSTRACT Stigmatization is a multidimensional problem that has negative consequences such as isolation, social exclusion, concealment, inability to benefit from treatment/care/support services, deprivation of basic rights and freedoms such as housing, health and education, and therefore needs to be evaluated at the political, socio-economic and cultural levels. The solution to this problem requires a multi-layered process of struggle. One of the areas that should assume active responsibility in the fight against stigmatization is the media. Because the media, which offers criteria such as normality or acceptability, has a significant impact on the production, construction and consumption of meaning. Therefore, the egalitarian, inclusive and pluralistic language and discourse practices of the media, which has the power to persuade and direct the masses, are decisive in ensuring social awareness and sensitivity and in the fight against stigmatization. Digital media platforms, which have become a part of everyday life, provide an educational and organizational space where individuals who are subjected to stigma come together and share their feelings, thoughts, knowledge and experiences. However, online environments, where false information spreads faster than ever before, extends stigmatization, which includes stigmatizing, discriminating, categorizing and ultimately targeting certain individuals or groups. Based on these assumptions, the study examines the impact of interactive/digital media environments on existing stigmatization practices. Within the scope of the study, news and user comments on the video sharing platform YouTube were analyzed within of Critical Discourse Analysis. In the research focusing on stigmatization practices towards those with mental/psychological disorders, it revealed that users in the digital environment reproduce and circulate stigmas through the discourses and collective narratives they construct by sharing their knowledge and experiences. It has been observed that user comments not only parallel the news discourse but also include critical approaches and disclose dis/misinformation. Keywords: Stigmatization, Stigma, Media, Digital Media, UserÖğe SUSKUNLUK SARMALI 2.0: TÜRKİYE’DE FACEBOOK KULLANIMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA(2019) Kutlu, AsumanBu çalışma Facebook kullanıcılarının siyasi görüşlerininazınlıkta olduğunu düşündüklerinde Facebook davranışlarınıve Facebook’a yönelik tutumlarını, Elisabeth Noelle-Neumanntarafından geliştirilen suskunluk sarmalı teorisi çerçevesindeincelemektedir. Kartopu örnekleme yöntemiyle belirlenen 404Facebook kullanıcısıyla gerçekleştirilen anket uygulamasındanelde edilen verilerin araştırmanın amaçları doğrultusunda çözümve yorumlanması için, frekans ve yüzde, Pearson korelasyon, faktöranalizi ve bağımlı örneklemler için T testi uygulanmıştır. Araştırmasonucunda siyasi görüşlerinin azınlıkta olduğunu düşünme ileFacebook’ta gizlilik ayarlarını değiştirme sıklığı, yorum yapmaktançekinme ve siyasi düşüncelerin gerçek hayatta olduğundan daharahat ifade edebildiğini düşünme arasında pozitif yönlü ilişkilersaptanmıştır. Buna ek olarak diğer değişken siyasal bilgi düzeyininyüksek olduğunu düşünme ile Facebook’ta siyasal bilgilenme vekatılma düzeyi ve Facebook’u siyasi düşüncenin aktarılmasındafaydalı bulma arasında da pozitif yönlü ilişkiler bulunmaktadır.Sonuç olarak elde edilen veriler, demokrasiyi ve sivil toplumuzenginleştirdiği düşünülen sosyal medyanın Türkiye’deki en çokkullanılan platformu Facebook’ta suskunluk sarmalının oluştuğunugöstermiştir.