İstanbul Beykent Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Beykent, İstanbul Beykent Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Bilim İletişimi: Bilimsel Bilginin Toplumsal Yolculuğu
(İstanbul Beykent Üniversitesi, Haziran 2026) Baban, Ece; Çalışkan, Cem
İstanbul Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ece Baban ve TV Haberciliği ve Programcılığı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cem Çalışkan’ın editörlüğünü üstlendiği "Bilim İletişimi: Bilimsel Bilginin Toplumsal Yolculuğu" adlı kitap okuyucularıyla buluşuyor. Kitap; öznel kanaatlerin somut olguları gölgelediği ve ideolojik evrenlerde hızla dolaşıma girdiği günümüzde, bilim ile toplum arasında aşınan köprüyü yeniden onarma yolunda atılmış kıymetli bir adımı temsil ediyor. Bugünlerde Bilimi Savunmak Dikkat sürelerinin kısaldığı ve kamusal alandaki rasyonel tartışmaların yerini duygusal tepkilerin aldığı günümüzde, bilimi ve bilimsel düşünceyi kişisel inançlara karşı savunmak giderek zorlaşıyor. Fen bilimleri açısından ölçülebilir ve test edilebilir; sosyal bilimler açısından ise sınanabilir olmak zorunda olan bilimsel teoriler, ne yazık ki çürütülmeye kapalı şahsi fikirler ve dezenformasyon üreten unsurlar tarafından yıpratılıyor. İletişim ve medya literatüründe "dezenformasyon" ve "hakikat-ötesi" (post-truth) gibi kavramlar yoğun şekilde çalışılsa da, bir başka kritik soru öne çıkıyor: "Bilim, bu karmaşa içinde kendini topluma nasıl anlatacak?" İşte "Bilim İletişimi" alanı tam da bu soruya yanıt aramaktadır. İçinde bulunduğumuz dönemde bilim insanlarının, sadece iyi birer araştırmacı olmakla kalmayıp aynı zamanda güçlü birer iletişimci olmaları ya da mesajlarını doğru aktaracak yetkin iletişimcilere ve kanallara köprü olarak ihtiyaç duymaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Çok Boyutlu Bir Perspektif Bu alandaki literatüre önemli bir katkı sunmayı amaçlayan kitap, oldukça zengin bir içeriğe sahip. Kitapta; Bilim iletişimine tarihsel bakıştan medya ile olan ilişkisine, Açık veri erişim pratiklerinden ilk bilimsel görselleştirme örneklerine, Komplo teorilerinden bilim inkarcılığına kadar pek çok güncel ve kritik konu derinlemesine ele alınıyor. Bu çalışmanın hayata geçirilmesinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile gerçekleştirilen iş birlikleri kapsamında kurumsal bir vizyon üstlenen İstanbul Beykent Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nin katkıları yadsınamaz bir öneme sahiptir. Bilginin toplumsallaştırılması ve akademik üretimin geniş kitlelerle buluşturulması noktasında köprü görevi gören Bilim İletişimi Ofisi, yalnızca bu kitabın olgunlaşıp kaleme alınma sürecine zemin hazırlamakla kalmamış; aynı zamanda konunun farklı boyutlarıyla tartışılmasına olanak tanıyan pek çok akademik ve kültürel etkinliğin düzenlenmesini de sağlamıştır. Çalışmada emeği geçen değerli hocalarımızı tebrik eder, kitabın tüm okurlara ilham vermesini ve akademik alanda yeni çalışmalara vesile olmasını dileriz.
Öğe
III.Ekonomi ve Finans Kongresi Özet Kitabı
(İstanbul Beykent Üniversitesi Yayınevi, Haziran 2026) ÇİLİNGİR KARA, Cansu, ORMAN, Ferhat
Küresel ölçekte iklim değişikliği, çevresel bozulma, ekonomik kırılganlıklar ve sosyal eşitsizlikler, sürdürülebilir kalkınmayı günümüz ekonomi ve finans literatürünün temel tartışma alanlarından biri haline getirmiştir. Bu bağlamda sürdürülebilirlik; yalnızca çevresel boyutuyla değil aynı zamanda ekonomik istikrarın sağlanması, finansal sistemlerin dayanıklılığının artırılması, kurumsal yönetişim yapılarının güçlendirilmesi ve toplumsal refahın uzun vadede korunması açısından da kritik bir öneme sahiptir. Yeşil ekonomi, sürdürülebilir finans, enerji dönüşümü, dijitalleşme ve yapay zekâ gibi kavramlar, budönüşüm sürecinin temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. İstanbul Beykent Üniversitesi Finans ve Bankacılık Türkçe ve Finans ve Bankacılık İngilizce Bölümleri olarak düzenlediğimiz III. Ekonomi ve Finans Kongresi, sürdürülebilirlik teması çerçevesinde sürdürülebilir finans uygulamaları, yeşil ekonomi politikaları, ESG yaklaşımları, karbon emisyonları, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve yapay zekânın ekonomi ve finans üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir bakış açısıyla ele almayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda kongre; ekonomi, finans, muhasebe, denetim, enerji, çevre ve teknoloji alanlarında çalışan akademisyenleri, karar vericileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirmeyi hedeflemiştir. 12 Aralık 2025 tarihinde İstanbul Beykent Üniversitesi ev sahipliğinde yüz yüze ve çevrim içi oturumlarla gerçekleştirilen kongrede; sürdürülebilirlik ve Türkiye ekonomisi, sürdürülebilir finans, yeşil bankacılık, çevresel riskler, yenilenebilir enerji, dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli finansal uygulamalar gibi güncel ve stratejik konular ele alınmıştır. Kongre kapsamında davetli ana tema konuşmacılarının yanı sıra, farklı üniversitelerden ve kurumlardan araştırmacıların sunduğu çok sayıda bildiriyle zengin bir akademik tartışma ortamı oluşturulmuştur. Ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı bu etkinlik, disiplinler arası yaklaşımı ve geniş katılımı ile, güçlü bir bilimsel platform niteliği kazanmıştır. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi hedeflenen Ekonomi ve Finans Kongresi’nin önümüzdeki yıllarda uluslararası katılımın daha da artmasıyla birlikte sürdürülebilirlik alanında üretilen akademik bilgiye ve politika tartışmalarına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Kongremizin; akademi, kamu ve özel sektör arasında bilgi paylaşımını güçlendirmesini, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik ortak bir vizyon oluşturulmasına katkı sağlamasını temenni ediyoruz.
Öğe
Kadın, Aile ve Teknoloji
(İstanbul Beykent Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (BUKAM), 15 Mayıs 2026) Atar, Özge Gürsoy; Genç, Merve
Kadın çalışmaları, yalnızca belirli bir toplumsal alanı ele alan bir araşirma başlığı değil; eşitlik, adalet ve toplumsal gelişim tarişmalarının merkezinde yer alan çok katmanlı bir düşünme alanıdır. Kadının toplumsal konumuna ilişkin yapılan her akademik değerlendirme, aynı zamanda bir toplumun demokrasi anlayışına, insan haklarına bakışına ve geleceğini nasıl inşa ettiğine dair önemli ipuçları sunar. İstanbul Beykent Üniversitesi, kuruluşundan bu yana çağdaşlaşma sürecinin temel dinamiklerinden biri olan kadınların toplumsal yaşamda güçlenmesini temel bir değer olarak benimsemiştir. Bu yaklaşım, kadın haklarını yalnızca hukuki bir çerçevede değil; insan onuru, toplumsal adalet ve eşit yur}aşlık anlayışı içinde ele alan bir bakış açısına dayanmaktadır. Cumhuriyet’in kazandırdığı ilerici birikimin, kadınların kamusal ve toplumsal hayattaki görünürlüğüyle anlam kazandığı düşüncesi, üniversitenin akademik duruşuna yön veren temel unsurlardan biridir. Bu anlayış doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Kadın Çalışmaları Araşirma ve Uygulama Merkezi, kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve hukuksal alanlardaki konumunu bilimsel bir bakışla ele almayı amaçlamaktadır. Merkez, kadınlara yönelik eşitsizliklerin nedenlerini görünür kılmayı, bu alanda üreAlen bilgiyi çoğaltmayı ve akademik çalışmaları toplumsal faydaya dönüştürmeyi hedeflemektedir. Kadın sorunlarının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda yapısal ve toplumsal bir mesele olduğu bilinciyle hareket edilmektedir. Merkez, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaları yakından izlemekte; özellikle kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesine yönelik bilimsel araşirmaları desteklemeyi önemsemektedir. Disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülen bu çalışmalar, üniversitenin akademik birikimini toplumsal sorumluluk anlayışıyla buluşturmayı amaçlamaktadır. Merkez, kadın çalışmalarını yalnızca akademik bir ilgi alanı olarak değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk gerekAren bir alan olarak değerlendirmektedir. Bu doğrultuda yürütülen tüm faaliyetlerde bilimsel etik, düşünsel özgürlük ve toplumsal duyarlılık temel ilke olarak benimsenmektedir.
Öğe
NONLINEAR LOVE WAVES IN A HOMOGENEOUS LAYER OVERLYING A HOMOGENEOUS HALF-SPACE
(Turkic World Mathematical Soc, 2025) Demirkus, D.
In this article, the focus is on the propagation of Love waves in a solid layer overlying a solid half-space, assuming that both layer and half-space consist of nonlinear, isotropic, homogeneous, hyper-elastic, and generalized neo-Hookean materials, in addition to having different mechanical properties. As done by Love, displacements and stresses are assumed to be continuous at the interface between the layer and half-space, and the upper surface is to be free from traction, in addition to holding the radiation condition in the half-space. The method of multiple scales in the self modulation of the problem is used. Then, it is shown that the self modulation of the problem can be given by a nonlinear Schrodinger equation as a result of a balance between dispersion and nonlinearity. By using the coefficients of the nonlinear Schrodinger equation, the existence of the solitary waves is studied. In addition, the effects of the parameters of linear and nonlinear mediums on the functions of the wave propagation are studied.
Öğe
Neutrophil precursors in complete blood count: innovative biomarker for acute pulmonary embolism severity
(Lithographia, 2025) Karakurt, G.; Ozatak, C.; Guven, O.; Naser, A.; Aynaci, E.
Background: Inflammation plays an important role in the pathogenesis of acute pulmonary embolism (APE), which is a cardiovascular emergency associated with high mortality. The primary determinant of the clinical course in the setting of APE is right ventricular dysfunction (RVD). In this study, we aim to investigate the usefulness of circulating immature granulocytes (IG) as an inflammatory biomarker in predicting RVD in APE. Methods: We retrospectively analyzed data of 59 patients admitted to the emergency department between January 2019 and June 2022, diagnosed with APE. A complete blood count at admission determined the IG count. According to their echocardiographic evaluation, patients were divided into two groups according to the presence of RVD. Results: We observed in APE that the mean IG count was significantly higher in patients with RVD than those without RVD (p =0.001). The multivariate logistic regression analysis detected a significant (p =0.006) and independent effect of the IG count in distinguishing cases with and without RVD. Conclusions: We found the discriminative effectiveness of the IG 0.05 cut-off value for RVD. IGs, an inflammatory precursor obtained readily and without additional cost as part of a complete blood count, may be a new and valuable biomarker for risk stratification and prognosis assessment by predicting RVD in APE patients. HIPPOKRATIA 2025, 29 (1):20-24.