Yazar "Özkaynak, Hasan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Benzeşik Dinamik Deney Tekniğinde Kullanılan iki Farklı İntegrasyon Tekniğinin Deneysel ve Sayısal Çalışmalar ile İrdelenmesi(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2022) Özkaynak, Hasan; Güney, Ali Kuvay; Yüksel, ErcanYapı sistemlerinin ve yapı elemanlarının deprem etkisindeki davranışlarının belirlenmesinde, deneysel yöntemler çok önemlidir. Yapısal davranış; öngörülen bir yerdeğiştirme protokolü etkisinde gerçekleştirilen statik karakterli deneyler ile ivme kayıtlarının kullanılabildiği gerçek zamandaki sarsma masası deneyleri ile ya da analitik çözümlerin etkileşimli olarak gerçekleştirildiği statik karakterli benzeşik dinamik deneyler ile belirlenebilmektedir. Benzeşik dinamik deneyde, numuneden ölçülen reaksiyon kuvvetleri (rijitlik matrisi) dinamik denge denkleminin çözümünde ve bir sonraki deney adımında numuneye etkitilecek hedef yerdeğiştirme vektörünün hesabında kullanılmaktadır. Benzeşik dinamik deney tekniğinde, analitik ve deneysel bölümlerin doğru etkileşimi deneyin başarısı üzerinde çok etkilidir. Deneyin başarısı için; kullanılan ölçüm cihazlarının hassasiyeti yanında dinamik denge denkleminin çözümünde kullanılacak sayısal integrasyon yönteminin kararlılığı da büyük önem taşımaktadır. Sayısal hesapta kararlılık sağlanabilmesi için, integrasyon için seçilen hesap adım aralığının yeterli düzeyde küçük olması gerekmektedir. Bu çalışmada, benzeşik dinamik deney metodunda sayısal integrasyon aracı olarak kullanılan merkezi farklar yöntemi (CDM) ile lineer ivme tabanlı kuvvet ayırımı yöntemi (Li-OSM) sayısal ve deneysel çalışmalar ile karşılaştırılmıştır. Gerçekleştirilen sayısal çalışmalar; davranış modelinden bağımsız olarak, deprem kaydı adım aralığının yarısı kadar seçilen hesap adım aralığı durumunda, Li-OSM yönteminin CDM yöntemine göre daha kararlı sonuçlar ürettiğini göstermiştir. Deneysel çalışmalardan; CDM yönteminde “dörtte birlik” hesap adım aralığı ile çalışmak yerine, Li-OSM yönteminde “yarım” hesap adım aralığının kullanımı durumunda, toplam deney süresinin yarıya düşeceği ve deneyin kararlılığının artacağı sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Betonarme Manto Uygulamasının Prefabrike Yapıların Deprem Performansına Etkisi(Süleyman Demirel Üniversitesi, 2019) Soydan, Cihan; Özkaynak, HasanÜlkemizdeki sanayi yapıların çoğunluğunu, kolon-kiriş birleşim bölgelerinde moment aktarımı olmayan tek katlı prefabrike sistemleri oluşturmaktadır. Yaşanmış depremler sonrasında yapılan gözlemler; prefabrike yapıların deprem etkisi altında yüksek yatay yerdeğiştirmeleri nedeniyle kolon-kiriş birleşim bölgelerinde ve yapı genelinde önemli hasarların oluştuğunu göstermiştir. Bu tip yapı sistemlerinin depreme karşı güçlendirilmesi, sadece yüksek maliyetli cihazlar için değil öncelikli olarak insan yaşamı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu çalışmada betonarme (BA) mantolama yönteminin prefabrike yapıların deprem performansındaki rolü sayısal olarak incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde, literatürde deneysel sonuçları yer alan BA mantolu ve mantosuz kolonların nümerik modelleri oluşturulmuştur. Tersinir tekrarlı yerdeğiştirme protokolü etkisi altında yapılan deneylerden elde edilen yükyerdeğiştirme ilişkileri, oluşturulan nümerik model sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Nümerik modeller, belirli yerdeğiştirme eşikleri arasında deneysel sonuçları iyi bir şekilde tahmin edilebilmektedir. Deneysel olarak kalibre edilmiş olan nümerik model, üç boyutlu sanayi tipi mevcut bir yapı sisteminin lineer olmayan dinamik analizlerinde kullanılmıştır. Sayısal sonuçlar, mantolama sayesinde prefabrike yapının ortalama en büyük ve en küçük göreli ötelemelerin %54 ile %72 arasında değişen oranlarda azaldığını göstermiştir. Mevcut yapının seçilen kolonları, birim şekildeğiştirme açısından değerlendirildiğinde; güvenlik sınırı (GV) civarında olan kesit performansının BA mantolama ile minimum hasar sınırının (MN) altına çekildiği görülmüştür.Öğe Constitutive Model Characterization of the RC Columns Using Energy Terms(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2023) Güngör, Bilal; Hasanoğlu, Serkan; Çalım, Furkan; Muderrisoglu, Ziya; Dindar, Ahmet Anıl; Bozer, Ali; Özkaynak, HasanThe accuracy level of predicting the hysteretic response of structural members is crucial in energy-based design procedures. Probabilistic methodologies are generally implemented to consider the uncertainties related to demand and capacity-based parameters in structural analyses. Accordingly, implementing the large variability on critical parameters that affect the accuracy level of predicted response is still a challenging issue. This proceeding focuses on an improved calibration methodology proposed to select the optimal analytical modeling parameters that takes into account the widely-used modeling techniques. The input data used for the calibration procedure is compiled from quasi-static experiments conducted on reinforced concrete column members exist in the literature. The finite element models of 62 test units are established to predict the energy dissipation characteristics by utilizing a set of modeling assumptions. Here, the optimal ranges of critical analytical model parameters are evaluated to increase the accuracy level in predicting the target energy dissipation capacity of a member. A comparison between the predicted responses for default and the calibrated model parameters is revealed. Results provide a basis for an efficient calibration methodology to get more accurate capacity predictions. Since the predictions for the damage level of structural members is directly related to the accuracy level of an established analytical model, this attempt is expected to have a considerable impact on the energy-based design of structural members. © 2023, The Author(s), under exclusive license to Springer Nature Switzerland AG.Öğe Enerji Tüketebilen Çelik Yastıkların Tipik Bir Betonarme Çerçeve Davranışına Etkisi(PAMUKKALE UNIV, 2016) Özkaynak, HasanBetonarme çerçeve tipi yapıların deprem davranışları, enerji tüketebilen metal elemanlar kullanılarak iyileştirilebilmektedir. Metal elemanlar, yapının çerçeve gözlerine yerleştirildiğinde yapıya giren deprem enerjisini plastik deformasyon yaparak tüketebilmektedir. Yeni nesil yapı tasarımı, plastik şekil değiştirmelerin yapısal elemanlardan çok, deprem sonrasında yenisiyle değiştirilebilen metal elemanlarda yoğunlaşması sağlanarak hasarının azaltılması eğilimindedir. Bu çalışmada enerji tüketme özelliği olan farklı kalınlıklardaki yastık görünümlü metal elemanların çevrimsel davranışı, deneysel ve analitik olarak incelenmiştir. Farklı kalınlıklardaki çelik yastıkların kayma deneyleri İstanbul Teknik Üniversitesi Yapı ve Deprem Mühendisliği Laboratuvarında (STEELAB) gerçekleştirilmiştir. Çelik yastıklar için analitik model geliştirilmiş ve gerçek betonarme yapıdan çıkartılmış bir çerçevenin lineer olmayan analizinde kullanılmıştır. Analiz sonuçları, levha kalınlığına bağlı olarak çelik yastıkların betonarme çerçeve dayanımını %5 ile %20 arasında değişen oranlarda artırdığını göstermektedir. Kalınlığı 18 mm olarak seçilen çelik yastığın kullanıldığı betonarme çerçeve yalın çerçeveden 5 kat daha fazla enerji tüketmiştir. Aynı kalınlıktaki çelik yastık, çerçeve sistemin toplam enerjisinin %55’ini tüketmiştir.Öğe Experimental İnvestigation And Pseudoelastic Truss Model For İn-Plane Behavior Of Corrugated Sandwich Panels With Polyurethane Foam Core(Elsevier, 2021) Özkaynak, Hasan; Yüksel, Ercan; Güllü, Ahmet; Soydan, Cihan; Khajehdehi, Arastoo; Şenol, Erkan; Saghayesh, Amir Mahdi; Saruhan, HakanSandwich panels are commonly used in facades and the roofs of industrial buildings due to their well-known advantages. However, there is limited data about the in-plane behavior of the panels. Hence, this paper aimed to propose a pseudoelastic truss model to represent the effective in-plane stiffness and strength properties of the corrugated sandwich panels with a polyurethane foam core. Two separate sets of experiments (mock-up and system test) were conducted in the laboratory. The variables were the number of fasteners, sheet thickness, loading direction, and number of ribs. The number of fasteners, sheet thickness, and loading direction are the most effective parameters for the in-plane behavior. A formula was proposed to compute axial stiffness of the truss members by considering the effective parameters. Experimental results showed that the proposed robust truss model could give a good estimate of the pseudoelastic stiffness and maximum load bearing capacity of the sandwich panels.Öğe Monotonic Behavior of a Novel Energy Dissipative Mechanical Connector(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2024) Özkaynak, Hasan; Şenol, Erkan; Yüksel, Ercan; Soydan, Cihan; Sürmeli, Melih; Karakuş, Kubilay; Saruhan, HakanPrefabrication technology has gained an increasing demand during the past decades due to some crucial benefits such as; ensuring material and labor quality and quick assembling features. Past earthquakes have shown that beam to column connections of precast structures demonstrated inadequate seismic performance. Lack of robust connections, inadequate detailing of ductile elements and displacement incompatibility of structural and non-structural elements led to non-uniform distribution of lateral loads among the structural system. Thus, special attention should be paid to the design and construction of beam to column joints. Several proposals exist for the joints in the Turkish Building Earthquake Code-2018 (TBEC-2018), which are categorized as moment resisting and non-moment resisting connection details. However, all these proposed connection details need concrete pouring and steel welding on-site requiring careful inspection during construction. In this study, fuse type mechanical couplers (MCs) are proposed, as a robust dry connection tool for use in beam to column connections of precast structures. The main philosophy of the connection aims to decouple the moment effects to two axial forces in opposite directions acting on MCs, where the shear force is transferred by a steel hinge, which is located at the natural axis of the beam. Since the fuse elements are strut type slender elements, they have serious vulnerability in terms of buckling. The preliminary development process for the MCs with improved buckling behavior is demonstrated herein. Preliminary monotonic experiments performed on MCs showed that the preliminary design could contribute to energy dissipation by yielding of fuse elements. The buckling behavior could be improved by the use of external steel jackets. © The Author(s), under exclusive license to Springer Nature Switzerland AG 2024.Öğe Özel Tasarlanmış Çelik Çaprazların Betonarme Yapıların Deprem Performansına Etkisi(Eskişehir Teknik Üniversitesi, 2018) Özkaynak, Hasan; Adak, Burak; Ağca, Bayram MetehanDeprem etkisi altındaki betonarme yapıların güçlendirilmesi ve deprem davranışlarının iyileştirilmesi için literatürde birçok yöntem bulunmaktadır. Mevcut yapıya betonarme perdeler eklenmesi veya kolonların mantolanması klasik olarak önerilen bu yöntemlerden bazılarıdır. Bu tip dayanım esaslı güçlendirme yöntemleri yapıların deprem dayanımlarını ve yanal rijitliklerini önemli derecede artırmaktadır. Yapılarda yanal rijitliğin artışı, aynı zamanda deprem talebini de artıran bir durumdur. Günümüzde, yapıların güçlendirilmesi için deprem talebinde ciddi değişikliğe gidilmeden deprem enerjisinin sönümlendiği yöntemler ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada betonarme bir yapının ucuz maliyetli metal sönümleyici elemanlar ilave ederek tasarlanmış özel çaprazlar kullanmak suretiyle güçlendirilmesi konusu ele alınmıştır. Seçilmiş olan deprem kayıtları etkisinde mevcut yapının ve çelik çaprazlı güçlendirilmiş yapının lineer olmayan dinamik analizleri gerçekleştirilmiştir. Betonarme yapının çeşitli gözlerine metal sönümleyiciler eklendiği güçlendirilmiş durumda deprem davranışı kırılganlık eğrileri kapsamında değerlendirilmiştir. Mevcut yapıya metal sönümleyici ilave edilmesiyle, yapının deprem enerjisi tüketebilme özelliklerinde ve hasar görebilme olasılıklarında önemli seviyede iyileşmeler gözlenmiştir. Yapılan analiz sonuçları; maliyeti düşük olan bu çapraz elemanların, yapıların göreli kat ötelemesi ve kesme kuvvetleri istemlerini sınırlandırdığını ve deprem performansını artırdığını göstermiştir.Öğe Preliminary Observations After the 2020 Aegean Sea Earthquake(Beykent Üniversitesi, 2020) Müderrisoğlu, Ziya; Özkaynak, HasanThe October 30, 2020 Aegean Sea Earthquake occurred with a magnitude of M6.6 and caused significant damages across the city of Izmir, Turkey. Specifically, this paper presents the preliminary observation results based on; ground motion properties, local site conditions, code-based design procedures, and the structural damage mechanisms. In order to achieve this purpose, critical spectral characteristic of strong ground motion records were evaluated in advance. Then, the variables given in code-based design results were investigated based on base shear to structural weight ratio. Local site effects were considered by comparing the spectral amplitudes obtained for different strong ground motions recorded from stations with different soil characteristics (i.e. the shear wave velocity (VS30) averaged over top 30m of the soil profile). Primary temporal distributions of recorded earthquake sequences followed by the mainshock were detailed and the directionality characteristics of the strong ground motion recorded after the mainshock were summarized. Moreover, observed damage patterns in buildings are discussed and possible reasons were identified in terms of critical structural properties. Preliminary results generally represent the effect of local soil characteristics on the amplification of spectral properties.Öğe Seismic Vulnarability Assessment of Reinforced Concrete Buildings Located in Esenler District of İstanbul(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2018) Özkaynak, Hasan; Özbay, Ayşe Elif ÖzsoyIstanbul is one of the largest cities of Turkey which is located on the regions where there is high seismic activities. Recent studies performed on mid-rise reinforced concrete (RC) structures showed that majority of the existing building stock does not conform to current seismic code requirements and they can be evaluated as vulnerable structures. The seismic performance evaluation of an existing buildings can be conducted by using nonlinear procedures stated in Turkish Earthquake Code (TEC-07). According to the code, an existing building completing its economic lifetime and/or having a performance level in between “Life Safety” to “Collapse Prevention” under the effect of Design Earthquake is defined as “building under seismic risk”. Before going into such a detailed seismic evaluation procedure for each building, there is a need for regional screening surveys to rank the building stock in terms of the potential seismic hazard. This study aims to assess the seismic vulnerability of a group of midrise RC buildings located in Esenler District of İstanbul employing the Rapid Visual Screening (RVS) procedure. In this study, valuable results have been derived to rank the buildings in terms of seismic vulnerability of existing structures located in Istanbul. It is concluded that the number of stories is the key parameter to change the priority range of the building from lowest to highest level. Majority of the buildings with the highest priority level (0?PS?30) suffer from the parameters related with poor construction quality, soft story irregularity and the heavy overhang. The aforementioned method could be used to estimate the performance scores of the buildings to determine the priority for more detailed seismic risk assessment procedures.