Yazar "Karbi, Bilge" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Avusturya-Macaristan Askeri Ataşesi Joseph Pomıankowskı Ve Sefir Johann Pallavıcını Raporlarında Enver Paşa’nın Harbiye Nazırlığı: 1914-1916(Ankara Üniversitesi, 2019) Karbi, BilgeOsmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’na Almanya ve AvusturyaMacaristan’ın dahil olduğu İttifak devletleri bloğunda katılmıştır. Dört yıl süren savaş boyunca üç devlet arasındaki ilişkiler geçmişte hiç olmadığı kadar derinleşmiştir. Hem savaştan zaferle ayrılmak hem de 19. Yüzyıla damgasını vuran Şark meselesini kendi çıkarları doğrultusunda çözümlemek isteyen Almanya ve Avusturya-Macaristan nüfuz politikaları doğrultusunda Osmanlı kişi ve kurumları ile yakın temaslarda bulunarak devleti yakından tanımak istemişlerdir. Bu makalede AvusturyaMacaristan Sefiri Markgraf von Pallavicini ve Askeri Ataşe Pomiankowski tarafından yazılan ve Ocak 1914’ten 1916 yılının sonunda kadarki dönemde Enver Paşa’nın harbiye nazırlığını değerlendiren raporlar incelenmiştir. Avusturya Devlet Arşivi’nin Kriegsarchiv ve Haus-, Hof- und Staatsarchiv’de muhafaza edilen bu raporlar içerisinden Enver Paşa’nın harbiye nazırlığına getirilmesi, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na giriş süreci ve savaş zamanında Osmanlı ordusunda görev yapan Alman subaylarından önde gelenlerinin Enver Paşa hakkında özellikle 1916 yılındaki değerlendirmelerine yer verilmiştir. Bu sayede hem müttefik devletlerin Enver Paşa ve Osmanlı ordusu hakkındaki düşüncelerine ışık tutulmuş hem de Enver Paşa hakkında yapılan çalışmalara bir katkı sağlanmıştırÖğe ÇOK ULUSLU İMPARATORLUKLAR ÇAĞININ SONUNA DOĞRU AVUSTURYA (-MACARİSTAN) İMPARATORLUĞU’NUN DIŞ POLİTİKASININ ANA HATLARI: 1848-1914(Yeditepe Üniversitesi, 2019) Karbi, BilgeBu makale, Avusturya’nın 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren dış politikasını ana hatları ile ele almaktadır. Avusturya’nın coğrafi konumu ve çok uluslu yapısı dış politikanın en önemli belirleyici etkenleridir. Bu dönemde Avrupa’nın milliyetçi fikirlerle sarsılması en çok Avusturya’yı etkilemiştir. Avusturya’nın çok uluslu yapısı imparatorluğun son döneminde karşı karşıya kaldığı en kritik iç ve dış sorunların kaynağıdır. Balkanlardaki ulus devletleşme sürecinde, Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) bir dönüm noktasıdır. Nitekim savaşın nedenleri, Avusturya’nın 19. Yüzyılın ikinci yarısındaki dış politikasının analizi için ip ucu verir. Savaştan sonra imparatorluğun dağılmasıyla birçok yeni ulus devlet kurulmuştur. Avusturya ise sınırları daralmış bir Alman devleti olarak varlığını sürdürmektedirÖğe GERTRUD BÄUMER’NİN İSTANBUL SEYAHATİ (1918) VE OSMANLI KADIN HAREKETİ(2022) Karbi, Bilge1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile başlayan Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran özgürlük ve reform talepleri Osmanlı kadın hareketine olumlu katkı yaparak bu alandaki gelişmeleri hızlandırdı. Bu dönemin bir diğer öne çıkan gelişmesi, Balkan Savaşları (1912-1913), Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) ve ardından gelen İstiklâl Harbi (1919-1922) ile on yıllık savaşlar dizisidir. Savaş koşulları altında kadınların toplumsal hayattaki rolleri arttığından kadın hareketi de güç kazandı. Almanya, özellikle 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Osmanlı Devleti’ne yönelik nüfuz politikasını daha sistemli hale getirdi. Şansölye Otto von Bismarck’ın görev süresinin sonlarına doğru başlatılan girişimler 1888 yılından itibaren, II. Wilhelm’in Alman tahtına çıkmasıyla daha kapsamlı bir hal aldı. Almanya, II. Abdülhamid’in modernleşme taleplerini karşılayacak uzmanlık alt yapısı ve sermayeye sahipti. Bu durum iki imparatorluk arasında iş birliklerini çoğalttı. İş birlikleri, Almanya’nın özellikle İngiltere ve Fransa gibi dönemin emperyalist devletlerinin karşısına rakip olarak çıkmasına neden oldu. Osmanlı Devleti’nin son dönemi dış politikası ile alakalı çalışmaların odak noktalarından biri olan Almanya ile ilişkiler daha çok askeri, diplomatik ve iktisadi açılardan incelenmiştir. Oysaki Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile kurulan ittifak kültür, eğitim gibi alanlarda da önemli gelişmelerin yaşanmasını sağlamıştır. Almanya kültür faaliyetlerini Osmanlı Devleti ile ilişkilerinin uzun süreli ve kalıcı olmasına yarayacak bir araç gibi gördü ve Osmanlı’da eğitimin modernleşmesi için faaliyetler yürüttü. Osmanlı kadın hareketinin en talepkâr olduğu bu alanda Alman ve Osmanlı kadın hareketi kesişmektedir. İttihat ve Terakki Cemiyeti, Balkan Savaşları sonrası iktidarı tam anlamıyla ele aldığından kadın hareketi cemiyetin sosyal politik görüşlerine göre şekillendi. Osmanlı Devleti’nin son döneminde kadınlar toplumsal hayatta, meslek ve eğitim alanlarında daha görünür hale geldi. Avrupa’da kadınların hak mücadelesi çok daha eskiye dayanmaktadır. Almanya’da kadın hareketi 19. yüzyılın ilk çeyreğine kadar uzanmaktadır. Eğitim hakkını elde etme mücadelesi bu alanların başında gelir. Dolayısıyla Almanya’da öğretmenlik kadın hareketinde öne çıkan meslek koludur. Almanya Osmanlı kültür politikaları konusunda Türk kadınının geleceği ile yakından ilgilenmiştir. Savaşın son yılında İstanbul’a gelerek Dârülfünun’da Türk Kadın Hareketi (Türkische Frauenbewegung) başlıklı bir konuşma yapan Alman kadın hareketinin öncülerinden Dr. Gertrud Bäumer’in konuşması Alman kültür politikası için bir örnektir. Bäumer’nin Almanya’da Ernst Jäckh, Friedrich Naumann gibi Alman emperyalist politikasını destekleyen liberallerle kurduğu ilişki onun İstanbul seyahatinin politik bir yönünü de göstermektedir. Nitekim Kadın hareketi zamanla siyasi hayatı da etkiledi. Özellikle Ernst Jäckh, Osmanlı Devleti ve Almanya kültür iş birliklerinin yürütülmesinde ilk sırada gelen isimdir. Savaş zamanı çok defa İstanbul’a geldi, Osmanlı Devleti’nin geleceği ile alakalı çeşitli kitaplar kaleme aldı. Onun desteği ile gerçekleşen bu seyahat Alman emperyalizmin ideolojik boyutuna da ışık tutmaktadır.Öğe Hugo Grothe’nin Birinci Dünya Savaşı Sırasında Hazırladığı Eserlerde Osmanlı İktisadi Modernleşmesi Üzerine Görüşler(Osmanlı Bilimi Araştırmaları, 2018) Karbi, BilgeThe desire by the Young Turks to modernize the Ottoman State in many fields overlaps with the infiltration policies of Germany, an ally of the Ottoman Empire during World War I. Scientists played an important role in the implementation of this foreign policy. Dr. Hugo Grothe was one of them and, as a cultural politician, orientalist and geographer he contributed to the development of Ottoman-German relations during WWI. Grothe's interest in Ottoman geography, which began long before the war, led him to write books on both Germany's foreign policy as well as the socio-economic, political and cultural structure of the Ottoman Empire. Translation of Grothe’s works as well as the works of other orientalists can contribute significantly to the studies on Ottoman history. In this article, emphasis will be put on Ottoman State’s modernisation attempts particularly in the field of economics, within the framework of books written or edited by Grothe during the Great WarÖğe İmparatorlukların Dağılma Sürecinde Osmanlı Devleti ve Avusturya’da Kadın Hareketi(Belgi Dergisi, 2021) Karbi, BilgeYüzüncü yılını geride bıraktığımız Birinci Dünya Savaşı çalışmalarında savaşın şimdiye kadar gölgede kalmış konuları önem kazandı. Kadın hareketi de bunlardan biridir. Savaşın yüzüncü yılı ile beraber “kadın ve savaş” konusu daha çok incelendi. Bunda 20. Yüzyılın özellikle ikinci yarısında tarih yazımı yöntemlerinin çeşitlenmesi de etkili oldu. Savaşın toplumsal boyutu, bu dönemden sonra daha çok öne çıktı. Araştırmacılar cephe gerisindeki sivillere de odaklandılar. Bu makalede Birinci Dünya Savaşı’na müttefik olarak katılan Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorluklarına farklı bir açıdan yaklaşılmıştır. Müttefik iki imparatorluk kadınlarının savaş deneyimleri, günümüzde gittikçe önem kazanan kadın hareketi tarihi çerçevesinde ele alınmıştır. Makalede Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Avusturya kısmına odaklanılmıştır. Savaş zamanı hak mücadelesinde yaşanan gelişmeler konusunda bir karşılaştırma yapabilmek için savaştan önceki ilerlemelerin tespiti önemlidir. Bunun için, ilk önce savaş öncesi durum incelenmiştir. Savaş zamanı müttefiklerin deneyimlerinin karşılaştırılması Osmanlı kadın hareketine farklı bir yerden bakılmasına olanak verir. Bu sayede Osmanlı kadın hareketinin çağdaşı Avrupalı devletlerdeki gelişmelere paralel mi bir seyir izlediği sorusu ortaya çıkabilir. Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorlukları hem savaşın kaybeden tarafında olmuşlar hem de çok uluslu yapıları nedeniyle savaş sonunda dağılmışlardır. Avusturya ve Türkiye devletleri 20. Yüzyılın başlarında Cumhuriyet ile yönetilen iki devlet olarak ortaya çıktılar. Her iki devletin tarihindeki bu büyük değişimlerin sonuçları toplumsal alanda da görülebilir. Her iki devlette de kadın hakları gündemden düşmemiştir. Makale Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorluklarının savaş zamanı ittifakı hakkında değildir. Makalede savaştan sonra aynı kaderi paylaşarak dağılan iki çok uluslu imparatorluğun bir karşılaştırması yapılmaktadır. Böylece savaşın gölgede kalmış bir alanına katkı yapılmak istenmiştir. Aynı zamanda Avusturya tarafından Osmanlı kadın hareketinin ne şekilde değerlendirildiği incelenmiştir.Öğe İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Milli İktisat Siyaseti Ekseninde Almanya'nın Osmanlı Nüfuz Politikası(Ankara Üniversitesi, 2020) Karbi, BilgeII. Meşrutiyet dönemi iktisat politikaları milli iktisat siyaseti ekseninde şekillenmiştir. Bu dönemde Osmanlı Devleti uzun savaşlar yaşamış ve hatta son savaş neticesinde alınan yenilgi ile imparatorluk dağılmıştır. Milli iktisat politikalarının şekillenmesinde bu savaşların ve imparatorluğun dağılma tehlikesinin etkisi büyük olmuştur. Özellikle Balkan Savaşları’nda (1912-1913) alınan ağır yenilgiyle beraber yönetiminde gittikçe söz sahibi olan İttihatçılar Türkçü bir politikayı çözüm olarak görmüşlerdir. Milli iktisat siyaseti bunun ekonomik kararlara yansımasıdır. Bu siyasetin Birinci Dünya Savaşı’nda ne şekilde hayata geçirildiği konusunda verilecek örneklerden biri milli bir bankanın kurulmasıdır. Ancak bunun yanında Osmanlı Devleti’nin müttefikleri ile olan ilişkileri de önemli bir göstergedir. Bu noktada dönemin Maliye Nazırı Cavid Bey’in müttefik Almanya ile olan görüşmeleri Osmanlı Devleti’nin düşüncelerine, Alman iktisatçı Gustav Herlt’in makaleleri Osmanlı iktisadi yapısının çıkmazlarına ve Alman Büyükelçilik çalışanlarının raporları da Almanya’nın bu konudaki Doğu politikasına ışık tutmaktadır. Bu makalede İttihat Terakki Cemiyeti’nin Milli iktisat politikaları Maliye Nazırı Cavid Bey’in müttefik Almanya ile ilişkileri örneği üzerinden ele alınmıştır. Bununla amaçlanan Almanların Milli İktisat politikaları hakkında bilgi vermek ve Cavid Bey’in Almanya’nın Osmanlı politikaları hakkındaki düşüncelerini ortaya çıkarmaktır.Öğe İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ’NİN MİLLİ İKTİSAT SİYASETİ EKSENİNDE ALMANYA’NIN OSMANLI NÜFUZ POLİTİKASI(2020) Karbi, BilgeII. Meşrutiyet dönemi iktisat politikaları milli iktisat siyaseti eksenindeşekillenmiştir. Bu dönemde Osmanlı Devleti uzun savaşlar yaşamış ve hatta sonsavaş neticesinde alınan yenilgi ile imparatorluk dağılmıştır. Milli iktisatpolitikalarının şekillenmesinde bu savaşların ve imparatorluğun dağılmatehlikesinin etkisi büyük olmuştur. Özellikle Balkan Savaşları’nda (1912-1913)alınan ağır yenilgiyle beraber yönetiminde gittikçe söz sahibi olan İttihatçılarTürkçü bir politikayı çözüm olarak görmüşlerdir. Milli iktisat siyaseti bununekonomik kararlara yansımasıdır. Bu siyasetin Birinci Dünya Savaşı’nda ne şekildehayata geçirildiği konusunda verilecek örneklerden biri milli bir bankanınkurulmasıdır. Ancak bunun yanında Osmanlı Devleti’nin müttefikleri ile olanilişkileri de önemli bir göstergedir. Bu noktada dönemin Maliye Nazırı Cavid Bey’inmüttefik Almanya ile olan görüşmeleri Osmanlı Devleti’nin düşüncelerine, Almaniktisatçı Gustav Herlt’in makaleleri Osmanlı iktisadi yapısının çıkmazlarına veAlman Büyükelçilik çalışanlarının raporları da Almanya’nın bu konudaki Doğupolitikasına ışık tutmaktadır. Bu makalede İttihat Terakki Cemiyeti’nin Milli iktisatpolitikaları Maliye Nazırı Cavid Bey’in müttefik Almanya ile ilişkileri örneğiüzerinden ele alınmıştır. Bununla amaçlanan Almanların Milli İktisat politikalarıhakkında bilgi vermek ve Cavid Bey’in Almanya’nın Osmanlı politikaları hakkındakidüşüncelerini ortaya çıkarmaktır.