Hinton ve Anadol: Yapay zekada bilim- sanat kesişiminde karşılaştırmalı bir inceleme

dc.contributor.authorAltan, Zeynep
dc.date.accessioned2026-01-31T14:59:08Z
dc.date.available2026-01-31T14:59:08Z
dc.date.issued2025
dc.departmentİstanbul Beykent Üniversitesi
dc.description.abstractDerin öğrenme konusundaki çalışmalarıyla, 2018 Turing Ödülü'nü alan Geoffrey Hinton, yapay zekanın babası olarak tanınmaktadır. Hinton’un günümüz yapay zekâ uygulamalarına sinir ağları ve derin öğrenme alanındaki çalışmalarıyla büyük katkısı olmuştur. Hinton'ın çalışması, McCulloch ve Pitts'in nöron benzeri birimlerden oluşan ağların hesaplama yapabilmesine dayanır. Öğrenmenin olmadığı elle ayarlanan ağırlıkların ikili eşiğinden ve Rosenblatt’ın tek katmanlı öğrenme kurallı algılayıcısından yararlanan Hinton, çok katmanlı sistemlerde aktivasyon fonksiyonlarını tanımlayarak bu ağları uygulanabilir öğrenme mimarilerine dönüştürmüştür. Böylece, yapay zeka çalışmaları sembolik akıl yürütme yaklaşımları şeklinde devam ederken, Hinton 1980’li yıllarda geliştirdiği geriye yayılım modeliyle sinir ağlarını güncellemiş ve katmanlar halinde düzenlenmiş birbirine bağlı yeni işlem düğümlerini tanımlamıştır. Teknolojideki gelişmelerle hızla uygulanmaya başlayan bu sinir ağı modelleri, son yıllarda transformer yapısına dönüşmüştür. Günümüzde uygulamalar, büyük dil modelleri ve üretken yapay zeka paradigmalarıyla yüksek hassaslıkta üretilmektedir. Bazı sanatçılar yapay zeka modellerini eserlerini yaratmada bir araç olarak kullanarak yeni görüntü, müzik, video ya da metinler üretmektedir. Burada yapay zeka, sanatçı ile iş birliğinde olan yaratıcı ortak işlevi görerek eseri şekillendirir. Refik Anadol da bir gerçek dünya problemi ya da varlığı üzerinde çalışarak resim, video ve metinlerden oluşan büyük veri setlerini kamuya açık sergilere dönüştürmektedir. Yapay zeka, hava durumu, kentsel aktivite, beyin taramaları, arşivler, doğa kayıtları gibi verileri analiz eder, örüntüleri öğrenir ve görsel ve mekânsal deneyimler için yeniden sentezler. Ses ve ışık tuvallerine dönüşmüş soyutlamalar olarak ortaya çıkan çıktı, duyusal tasarımlara vurgu yapan canlı resimsel bir özdür. Çalışmada farklı disiplinlerden iki uzman olan biri bilim insanı diğeri resim sanatçısının çalışmaları ve aralarındaki ilişkiler anlatılmaktadır.
dc.description.abstractGeoffrey Hinton, who received the 2018 Turing Award for his work on deep learning, is known as the father of artificial intelligence. Hinton has made significant contributions to today's artificial intelligence applications through his work on neural networks and deep learning. Hinton's work is based on McCulloch and Pitts's understanding of the computational capabilities of networks composed of neuron-like units. Leveraging this dual threshold of manually adjusted weights without learning and Rosenblatt's single-layer learning rule perceptron, Hinton transformed these networks into viable learning architectures by defining activation functions in multilayer systems. Thus, while artificial intelligence studies continued in the form of symbolic reasoning approaches, Hinton updated neural networks with the backpropagation model he developed in the 1980s and defined new interconnected processing nodes arranged in layers. Neural network models, which have begun to be rapidly implemented with advances in technology, have evolved into transformer structures in recent years. Today, applications are produced with high precision using large language models and generative artificial intelligence paradigms. Some artists use artificial intelligence models as a tool in creating their artworks, producing new images, music, videos, or texts. Here, artificial intelligence acts as a creative partner in collaboration with the artist, shaping the work. Refik Anadol, working on a real-world problem or entity, transforms large datasets consisting of images, videos, and text into public exhibitions. Artificial intelligence analyzes data such as weather, urban activity, brain scans, archives, and nature recordings, learns patterns, and resynthesizes them into visual and spatial experiences. The resulting abstractions, transformed into canvases of sound and light, are a vibrant pictorial essence that emphasizes sensory designs. This study explores the work of two experts from different disciplines, one a scientist and the other an artist, and the relationships between them.
dc.identifier.doi10.48070/erciyesakademi.1787010
dc.identifier.endpage1231
dc.identifier.issn2757-7031
dc.identifier.issue4
dc.identifier.startpage1217
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.48070/erciyesakademi.1787010
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12662/10251
dc.identifier.volume39
dc.language.isotr
dc.publisherErciyes Üniversitesi
dc.publisherErciyes University
dc.relation.ispartofJournal of Erciyes Academy
dc.relation.ispartofErciyes Akademi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260128
dc.subjectCognitive Linguistics
dc.subjectBilişsel Dilbilimi
dc.subjectEnvironmental Anthropology
dc.subjectÇevresel Antropoloji
dc.subjectCognition
dc.subjectBiliş
dc.subjectLearning
dc.subjectMotivation and Emotion
dc.subjectÖğrenme
dc.subjectMotivasyon ve Duygu
dc.titleHinton ve Anadol: Yapay zekada bilim- sanat kesişiminde karşılaştırmalı bir inceleme
dc.title.alternativeHinton and Anadol: A comparative study at the science–art intersection in artificial intelligence
dc.typeReview Article

Dosyalar