İstanbul Beykent Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Beykent, İstanbul Beykent Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
III.Ekonomi ve Finans Kongresi Özet Kitabı
(İstanbul Beykent Üniversitesi Yayınevi, Haziran 2026) ÇİLİNGİR KARA, Cansu
Küresel ölçekte iklim değişikliği, çevresel bozulma, ekonomik kırılganlıklar ve sosyal eşitsizlikler, sürdürülebilir kalkınmayı günümüz ekonomi ve finans literatürünün temel tartışma alanlarından biri haline getirmiştir. Bu bağlamda sürdürülebilirlik; yalnızca çevresel boyutuyla değil aynı zamanda ekonomik istikrarın sağlanması, finansal sistemlerin dayanıklılığının artırılması, kurumsal yönetişim yapılarının güçlendirilmesi ve toplumsal refahın uzun vadede korunması açısından da kritik bir öneme sahiptir. Yeşil ekonomi, sürdürülebilir finans, enerji dönüşümü, dijitalleşme ve yapay zekâ gibi kavramlar, budönüşüm sürecinin temel yapı taşlarını oluşturmaktadır.
İstanbul Beykent Üniversitesi Finans ve Bankacılık Türkçe ve Finans ve Bankacılık İngilizce Bölümleri olarak düzenlediğimiz III. Ekonomi ve Finans Kongresi, sürdürülebilirlik teması çerçevesinde sürdürülebilir finans uygulamaları, yeşil ekonomi politikaları, ESG yaklaşımları, karbon emisyonları, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve yapay zekânın ekonomi ve finans üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir bakış açısıyla ele almayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda kongre; ekonomi, finans, muhasebe, denetim, enerji, çevre ve teknoloji alanlarında çalışan akademisyenleri, karar vericileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirmeyi hedeflemiştir.
12 Aralık 2025 tarihinde İstanbul Beykent Üniversitesi ev sahipliğinde yüz yüze ve çevrim içi oturumlarla gerçekleştirilen kongrede; sürdürülebilirlik ve Türkiye ekonomisi, sürdürülebilir finans, yeşil bankacılık, çevresel riskler, yenilenebilir enerji, dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli finansal uygulamalar gibi güncel ve stratejik konular ele alınmıştır. Kongre kapsamında davetli ana tema konuşmacılarının yanı sıra, farklı üniversitelerden ve kurumlardan araştırmacıların sunduğu çok sayıda bildiriyle zengin bir akademik tartışma ortamı oluşturulmuştur. Ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı bu etkinlik, disiplinler arası yaklaşımı ve geniş katılımı ile, güçlü bir bilimsel platform niteliği kazanmıştır.
Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi hedeflenen Ekonomi ve Finans Kongresi’nin önümüzdeki yıllarda uluslararası katılımın daha da artmasıyla birlikte sürdürülebilirlik alanında üretilen akademik bilgiye ve politika tartışmalarına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Kongremizin; akademi, kamu ve özel sektör arasında bilgi paylaşımını güçlendirmesini,
sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik ortak bir vizyon oluşturulmasına katkı sağlamasını temenni ediyoruz.
Kadın, Aile ve Teknoloji
(İstanbul Beykent Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (BUKAM), 15 Mayıs 2026) Atar, Özge Gürsoy; Genç, Merve
Kadın çalışmaları, yalnızca belirli bir toplumsal alanı ele alan bir araşirma başlığı değil; eşitlik, adalet ve toplumsal gelişim tarişmalarının merkezinde yer alan çok katmanlı bir düşünme alanıdır. Kadının toplumsal konumuna ilişkin yapılan her akademik değerlendirme, aynı zamanda bir toplumun demokrasi anlayışına, insan haklarına bakışına ve geleceğini nasıl inşa ettiğine dair önemli ipuçları sunar. İstanbul Beykent Üniversitesi, kuruluşundan bu yana çağdaşlaşma sürecinin temel dinamiklerinden biri olan kadınların toplumsal yaşamda güçlenmesini temel bir değer olarak benimsemiştir. Bu yaklaşım, kadın haklarını yalnızca hukuki bir çerçevede değil; insan onuru, toplumsal adalet ve eşit yur}aşlık anlayışı içinde ele alan bir bakış açısına dayanmaktadır. Cumhuriyet’in kazandırdığı ilerici birikimin, kadınların kamusal ve toplumsal hayattaki görünürlüğüyle anlam kazandığı düşüncesi, üniversitenin akademik duruşuna yön veren temel unsurlardan biridir.
Bu anlayış doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Kadın Çalışmaları Araşirma ve Uygulama Merkezi, kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve hukuksal alanlardaki konumunu bilimsel bir bakışla ele almayı amaçlamaktadır. Merkez, kadınlara yönelik eşitsizliklerin nedenlerini görünür kılmayı, bu alanda üreAlen bilgiyi çoğaltmayı ve akademik çalışmaları toplumsal faydaya dönüştürmeyi hedeflemektedir. Kadın sorunlarının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda yapısal ve toplumsal bir mesele olduğu bilinciyle hareket edilmektedir.
Merkez, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaları yakından izlemekte; özellikle kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesine yönelik bilimsel araşirmaları desteklemeyi önemsemektedir. Disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülen bu çalışmalar, üniversitenin akademik birikimini toplumsal sorumluluk anlayışıyla buluşturmayı amaçlamaktadır.
Merkez, kadın çalışmalarını yalnızca akademik bir ilgi alanı olarak değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk gerekAren bir alan olarak değerlendirmektedir. Bu doğrultuda yürütülen tüm faaliyetlerde bilimsel etik, düşünsel özgürlük ve toplumsal duyarlılık temel ilke olarak benimsenmektedir.
NONLINEAR LOVE WAVES IN A HOMOGENEOUS LAYER OVERLYING A HOMOGENEOUS HALF-SPACE
(Turkic World Mathematical Soc, 2025) Demirkus, D.
In this article, the focus is on the propagation of Love waves in a solid layer overlying a solid half-space, assuming that both layer and half-space consist of nonlinear, isotropic, homogeneous, hyper-elastic, and generalized neo-Hookean materials, in addition to having different mechanical properties. As done by Love, displacements and stresses are assumed to be continuous at the interface between the layer and half-space, and the upper surface is to be free from traction, in addition to holding the radiation condition in the half-space. The method of multiple scales in the self modulation of the problem is used. Then, it is shown that the self modulation of the problem can be given by a nonlinear Schrodinger equation as a result of a balance between dispersion and nonlinearity. By using the coefficients of the nonlinear Schrodinger equation, the existence of the solitary waves is studied. In addition, the effects of the parameters of linear and nonlinear mediums on the functions of the wave propagation are studied.
Neutrophil precursors in complete blood count: innovative biomarker for acute pulmonary embolism severity
(Lithographia, 2025) Karakurt, G.; Ozatak, C.; Guven, O.; Naser, A.; Aynaci, E.
Background: Inflammation plays an important role in the pathogenesis of acute pulmonary embolism (APE), which is a cardiovascular emergency associated with high mortality. The primary determinant of the clinical course in the setting of APE is right ventricular dysfunction (RVD). In this study, we aim to investigate the usefulness of circulating immature granulocytes (IG) as an inflammatory biomarker in predicting RVD in APE. Methods: We retrospectively analyzed data of 59 patients admitted to the emergency department between January 2019 and June 2022, diagnosed with APE. A complete blood count at admission determined the IG count. According to their echocardiographic evaluation, patients were divided into two groups according to the presence of RVD. Results: We observed in APE that the mean IG count was significantly higher in patients with RVD than those without RVD (p =0.001). The multivariate logistic regression analysis detected a significant (p =0.006) and independent effect of the IG count in distinguishing cases with and without RVD. Conclusions: We found the discriminative effectiveness of the IG 0.05 cut-off value for RVD. IGs, an inflammatory precursor obtained readily and without additional cost as part of a complete blood count, may be a new and valuable biomarker for risk stratification and prognosis assessment by predicting RVD in APE patients. HIPPOKRATIA 2025, 29 (1):20-24.
Comparison of Ultrasound-Guided Perineural 5% Dextrose Prolotherapy and Corticosteroid Injection in Mild to Moderate Carpal Tunnel Syndrome: A Retrospective Clinical Study
(Pera Yayincilik Hizmetleri, 2025) Guloglu, Sevtap Badil; Sahbaz, Tugba; Filiz, Meral Bilgilisoy; Dogan, Sebnem Koldas; Asik, Hatice Kubra
Objective: Carpal tunnel syndrome (CTS) is a common entrapment neuropathy caused by median nerve compression. Steroid injections provide temporary relief in mild to moderate CTS, whereas 5% dextrose prolotherapy (PrT) has recently emerged as a regenerative alternative. This study compares the efficacy of ultrasound-guided perineural 5% dextrose PrT and corticosteroid injections. Methods: In this retrospective analysis, 74 individuals aged between 18 and 70 years, meeting both clinical and electrophysiological criteria for mild to moderate CTS, were included. 36 patients received a single ultrasound-guided injection of 40 mg triamcinolone acetonide (steroid group), while 38 patients underwent three perineural 5% dextrose PrT sessions at three-week intervals (PrT group). All patients followed a 12-week conservative protocol with wrist splinting and nerve/tendon gliding exercises. Outcomes were assessed at baseline, week 6, and week 24. The primary outcome was Visual Analog Scale (VAS) pain and numbness score. Secondary outcomes were QuickDASH, grip and pinch strengths, and median nerve conduction studies. Results: Both groups showed significant within-group clinical and functional improvements (p<0.05). At 6 weeks, the steroid group showed higher grip strength compared with PrT (MD = -1.25, 95% CI -4.12 to 1.62, p = 0.048) and pinch (MD = -0.32, 95% CI -0.87 to 0.23, p = 0.005) compared with the prolotherapy group. At 24 weeks, PrT resulted in lower daytime pain VAS compared with steroids (MD -1.15, 95% CI -2.23 to -0.07, p = 0.026), surpassing the minimal clinically important difference (MCID) for CTS pain reduction. Electrophysiological improvements occurred only in the steroid group, especially in motor and sensory conduction parameters, without corresponding long-term clinical superiority. Conclusion: Perineural PrT and steroid injections appear to be effective non-surgical options for managing mild to moderate CTS. While steroids may provide faster symptom relief and earlier improvements in strength, dextrose PrT demonstrated more sustained pain reduction. It should be noted, however, that the injection protocols differed-the steroid group received a single dose, whereas the PrT group underwent three sessions-an approach based on our review of the existing literature. This discrepancy should be considered when interpreting the results. Further randomized controlled trials are needed to confirm these findings and clarify the regenerative mechanisms of dextrose prolotherapy.




















