Korunan, Okday2015-03-172015-03-172011Sosyal Bilimler Dergisi / Journal of Social Sciences (5), 2011,102-1081307-5063Aslında aynı dili konuşanlardan çok aynı duyguları paylaşanların anlaşabileceği ya da ne anlatırsak anlatalım, karşımızdakinin anladığı kadar anlaşılabileceğimiz gerçeğini Mevlânâ' dan bir alıntı ile rahatça söylenebiliriz. Albert Einstein'ın İki kafa arasındaki mesafenin en uzak mesafe olduğu tespiti de unutulmamalıdır. İletişimin bu en gerçekçi bildirimlerini göz ardı etmeksizin yine de anlam arayışlarımızı analitik düzlemde ön yargısız sürdürmeliyiz. Günümüzde anlam arayan insan, iletişim sırasında araya giren; zaman, sistem, anlayış, fonetik, semantik, sentaktik, düşünce, deneyim, birikim gibi zorluklar karşısında anlam aramaktan vazgeçerek, doğasına düşünce gücüne ihanet ederek, kendi kayboluşunun anlamsızlığını yaşama eklemeyi seçmekte ya da kolayı seçerek anlamı sığlaştırıp "siyah- beyaz", "sıfır-bir" düzlemine indirgemektedir. Sanat; bu hezeyanı, insani bulamayacak kadar başka insani bir doğaya sahiptir ve bu doğanın derin araştırması içindedir.trŞiirmimesispoetikaŞiir ve AnlamArticle