Gözkaman, ArmağanAhmadova, Lamıya2025-03-102025-03-102024https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=LY6e5xGA7WWUpEdrBmEPLrfvNJg7yFC-UCph9nE2DsJLVUMaCdyyBn8zgwn_a_XAhttps://hdl.handle.net/20.500.12662/7532Kafkasya bölgesi, stratejik konumu, jeostratejik önemi ve zengin doğal kaynaklarıyla uluslararası ilişkiler açısından büyük bir öneme sahiptir. Azerbaycan, topraklarının uzun süredir işgal altında olmasına rağmen uluslararası hukuka uygun ve barışçıl çözüm yollarını savunmaktadır. Bu çabalar, bölgenin istikrarı ve güvenliği açısından kritik bir öneme sahiptir. Buna karşılık Ermenistan, Amerika Birleşik Devletleri ve 2020 yılına kadar Rusya Federasyonu dahil olmak üzere çeşitli Avrupa devletlerinin zımni desteğiyle istilacı ve uzlaşmaz bir tavır sergilemektedir. Azerbaycan, 2020 yılının sonlarında yaşanan 44 gün süren kısa savaş sonrasında işgal altındaki topraklarının bir kısmını geri almıştır. Ancak bu askeri zafere rağmen, çatışma siyasi ve diplomatik düzeyde devam etmektedir. Azerbaycan'ın jeopolitik ortamda ilerlemesi ve bölgesel istikrara katkı sağlaması için stratejik bir politika oluşturması ve uluslararası platformlarda aktif bir rol oynaması gerekmektedir. Araştırma bulguları, bu yeni aşamanın Kafkaslar ve çevre komşu ülkeler dahil olmak üzere daha geniş coğrafi bir alandaki güç dengelerini etkileyebileceğini öne sürmektedir. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki işbirliği çabaları, bölgede uzun süredir devam eden "statüko"yu değiştirmiştir. Bu işbirliği, bölgedeki etkili aktörler olan Rusya ve İran için de sonuçları olan yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu durum, bölgesel jeopolitik dengeleri etkileme potansiyeline sahiptir. Rusya'nın savaş sırasındaki politikası sadece Kafkasya'ya özgü hassasiyetlerle değil, aynı zamanda Türkiye ile ilişkilerin gelişen dinamikleri tarafından da şekillenmiştir. Sonuç olarak Türkiye-Rusya ilişkilerinin karşılıklı etkileşimi, Azerbaycan'ın Rusya ile olan bağları ve Paşinyan hükümetinin Batı yanlısı tutumuyla devam eden sürecin şekillenmesine önemli bir rol oynamaktadır.The Caucasus region is important due to its strategic location, geostrategic importance, natural resources and richness of energy reserves. Azerbaijan, which endured the occupation of its lands due to the crisis, has long been advocating a solution in accordance with international law and through peaceful means. In response, Armenia took an invasive and uncompromising stance with the tacit support of various European states, especially the United States and, until 2020, the Russian Federation. Azerbaijan managed to partially regain the occupied territories after a short war that lasted 44 days at the end of 2020. However, despite the military victory, the conflict continues at the political and diplomatic level. Going forward, Azerbaijan must navigate the geopolitical environment strategically and adapt its tactics to current trends. Research findings suggest that this new phase will affect the balance of power in a wider geographical range, especially in the Caucasus and neighboring countries. In this context, cooperation efforts between Turkey and Azerbaijan have disrupted the "status quo" imposed in the region for three decades. In addition, the new era also has consequences for Russia and Iran, which are influential actors in the region. Russia's policy during the war was shaped not only by sensitivities specific to the Caucasus, but also by the evolving dynamics of its relations with Turkey, which has recently oscillated between cooperation and conflict. As a result, the interaction of Turkey-Russia relations, Azerbaijan's ties with Russia and the pro-Western attitude of the Pashinyan government have been the main factors in shaping the ongoing process.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessUluslararası İlişkilerInternational Relationsİkinci Karabağ savaşı sonrasında ortaya çıkan yeni jeopolitik durum ve Azerbaycan dış politikası üzerindeki etkileriThe new geopolitical situation emerging after the second Karabakh War and its effects on Azerbaijan's foreign policyMaster Thesis841902706