A heroine in-between: Forging fluid gender roles

Küçük Resim Yok

Tarih

2018

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Beykent Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışma genel olarak Suzanne Collins'in üçlemesi olan Açlık Oyunları (2008), Ateşi Yakalamak (2009) ve Alaycıkuş (2010) romanlarının baskıcı ve ataerkil toplumunda yaşayan ergen bir kızın cinsiyet performansı ve akışkan cinsiyet rollerinin temsilini ele almıştır. Teorik çerçeve olarak feminizmi kullanan bu çalışma, hayatta kalış hikayesinin sonunda, içinde bulunduğu toplumla beraber kendini de güçlü kılıp özgürleştirmeyi başarmış romanın genç kadın kahramanını analiz edebilmek için Kate Millett, Simone de Beauvoir, Adrienne Rich, Judith Butler ve R.W. Connell gibi ikinci ve üçüncü dalga seçkin feministlerine atıflar içermiştir. Romanın ana karakteri, geleneksel cinsiyet rollerini tanımlayıp denetleyerek ataerkil değerleri teşvik eden ideolojinin kontrolü altında, kendisine biçilmiş toplumsal ve cinsiyet rollerini reddeden özerk ve güçlü bir feminist kahramana dönüşerek sosyal değişimin öncüsü olmuştur. Androjen bir figür olan ana karakter, cüretkar bir şekilde kadın ve erkek performansları arasında geçiş yaparak cinsiyet sınırlarına meydan okumuş ve özgür bir şekilde kendi rol ve kimliğini inşa etmiştir.
This study broadly examined the representation of gender performativity and fluid gender roles of a young female adolescent in the oppressive and patriarchal mindset of a dystopian society in Suzanne Collins's trilogy: The Hunger Games (2008), Catching Fire (2009) and Mockingjay (2010). Using feminism as a critical framework, it referred to several influential figures of the second and the third wave feminist movements such as Kate Millett, Simone de Beauvoir, Adrienne Rich, Judith Butler and R.W. Connell in order to analyze the young protagonist of the trilogy as a powerful female figure who manages to empower and liberate herself, along with her society, in the end of her story of survival. Under the monitor of the ideology which encourages patriarchal values by defining and policing traditional gender roles, she metamorphoses into an autonomous, powerful feminist heroine who rejects the social and traditional gender roles tailored for her, and liberates herself as an empowered woman, thus becoming a figurehead of social change. As an androgynous figure, she continually challenges and transgresses gender boundaries defiantly navigating between male and female performances, which enable her to construct her own role and identity as a free agent.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Linguistics and Literature

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Koleksiyon