Çalışma hayatında tükenmişlik (Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşireleri örneği)

Küçük Resim Yok

Tarih

2014

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Beykent Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Çağımız çalışma hayatında sanayinin ve teknolojinin çok hızlı gelişmesi ile birlikte tüm dünyada etkileri daha fazla hissedilmeye başlayan, çalışanları psikolojik/ruhsal ve fiziksel yönden olumsuz etkileyen tükenmişlik çalışma hayatının en önemli problemlerinden biri haline gelmiştir. Tükenmişlik, çalışma hayatının olumsuz koşullarından kaynaklanan duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı noksanlığı alt boyutlarından oluşan çalışanların ve örgütlerin verimliliğini ve etkinliğini olumsuz etkileyen üç boyutlu bir sendrom olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin tükenmişlik düzeylerini, demografik özellikleri ve çalışma koşularına ait bazı değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma teorik bir çerçeve ile sunulduktan sonra konuyu desteklemek amacıyla ampirik bir araştırma yapılmıştır. Ampirik araştırma Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan toplam 219 hemşireyi kapsamaktadır. Araştırma sonucunda hemşirelerin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları açısından orta, kişisel başarı noksanlığı alt boyutu açısından ise yüksek düzeyde tükenmişlik yaşadıkları tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda araştırma bulgularına dayanarak hemşirelerin yaşadığı tükenmişliği azaltabilecek öneriler sunulmuştur.
In our contemporary working life, due to rapid technological and industrial developments, mental and physical exhaustion and tiredness including depersonalization, consequences of which are further felt, affecting psyhcologically ana physically the working people have become one of the complicated and problematic matters in working life. Emotional exhaustion, insensitivity and lack of personal achievement that have impact upon the efficiancy of workers and their organizations may be defined as three dimensional sendrom. The aim of this study is focused upon exploring the relationships between the exhaustive levels and demographic features of nurses working for public hospitals. Emprical investigation is present within a theoritical framework that in turn advocates the articulation of data obtained. This study covers 219 nurses working in , Recep Tayyıp Erdogan, University Training And Research Hospital. According to the analysis, an emotional exhaustion, depersonalisation and insensitivity of nurses at relatively low level and the aspect of personal achievement in the same group at a very high level have been concretely identified. Some suggestions regarding a method that could be used to mitigate emotional and physical exhaustion that nurses experience are present as a conclusion.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Hemşirelik, Nursing, Sağlık Kurumları Yönetimi

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Koleksiyon