Postpartum depresyona sosyolojik bir bakış: A Mouthful Of Air (2021), Baby Blues (2008), Tully (2018) ve The Witches (2024) filmlerinde annelik temsilleri analizi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez, postpartum depresyonu sinema aracılığıyla inceleyerek, anneliğe dair toplumsal ve kültürel beklentilerin, kadınlar üzerindeki psikososyal etkilerini anlamaya yönelik sosyolojik ve feminist bir analiz sunmaktadır. Tully (2018), A Mouthful Of Air (2021), Baby Blues (2008) ve The Witches (2024) adlı dört film, postpartum depresyonun temsili, normatif annelik kalıpları, sistemik destek eksiklikleri, sessizlik ve utanç kültürü, sınıf, ırk ve mesleki kimlik gibi kesişen toplumsal etkenler bağlamında ele alınmıştır. Bu kapsamda, kadınların yaşadıkları kırılmaların sinemada temsil edildiğini, nasıl estetikleştirildiği, toplumsal olarak görünmezleştirildiği ya da dayanışma aracılığıyla görünür kılındığı irdelenmiştir. Çalışma, filmlerdeki anlatıların toplumsal cinsiyet rolleri, kurumsal yetersizlikler ve medikal epistemik adaletsizlik üzerinden annelik deneyimlerini nasıl şekillendirdiğini gözler önüne sererken, kadınların bu koşullar altında özne olarak nasıl var olabildiklerini de sorgulamaktadır. Feminist film kuramı ve söylem analizi yöntemleriyle gerçekleştirilen bu karşılaştırmalı analiz, postpartum depresyonun bireysel bir sorun değil, toplumsal olarak şekillenen bir deneyim olduğunu ortaya koymaktadır.
This thesis offers a sociological and feminist analysis of postpartum depression (PPD) through cinematic representation, exploring the psychosocial impact of cultural and societal expectations of motherhood. Four films—Tully (2018), A Mouthful Of Air (2021), Baby Blues (2008), and The Witches (2024)—are analyzed in relation to their portrayals of PPD, normative motherhood, lack of systemic support, silence and shame, and intersecting social factors such as class, race, and occupational identity. The study examines how women's breakdowns are represented and aestheticized in sinema, rendered socially invisible, or reclaimed through solidarity. It reveals how these cinematic narratives construct motherhood experiences through the lens of gender roles, institutional failures, and medical epistemic injustice, while also questioning how women negotiate subjectivity under such conditions. Utilizing feminist film theory and discourse analysis, this comparative analysis demonstrates that postpartum depression is not merely a personal condition but a socially constructed experience shaped by structural dynamics.












