Roots of resistance: Second-wave feminism in Plath's The Bell Jar and Morrison's Sula

Küçük Resim Yok

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Beykent Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışmanın temel amacı, ikinci dalga feminizminin cinsiyet eşitliği mücadelesi, bireysel özerklik arayışı ve ataerkil topluma karşı duruş gibi başlıca meselelerinin, Sylvia Plath'ın The Bell Jar ve Toni Morrison'ın Sula adlı romanlarında feminist edebiyat kuramı çerçevesinde nasıl ele alındığını incelemektir. Karşılaştırmalı bir yaklaşım benimseyen bu çalışma, söz konusu romanların feminist mücadeleleri nasıl tasvir ettiğini analiz ederken, feminizmin tarihsel olarak beyaz, orta sınıf kadınların deneyimlerine öncelik vererek, özellikle renkli kadınlar olmak üzere pek çok kadının gerçekliğini dışarıda bıraktığını da ortaya koymaktadır. Morrison, Sula ile ırk ve toplumsal cinsiyetin Siyah kadınların yaşamları üzerindeki etkilerine dair uzun süredir ihtiyaç duyulan kesişimsel bir analiz sunmakta ve feminist söylemi marjinalleştirilmiş sesleri kapsayacak şekilde genişletmektedir. Öte yandan The Bell Jar, Esther Greenwood gibi genç kadınların toplumsal beklentiler karşısında yaşadığı duygusal yükü yansıtmaktadır. Her iki eser de güncelliğini korumakta ve toplumsal cinsiyet eşitliği ile feminizm üzerine süregelen tartışmalara önemli katkılar sunmaktadır.

The primary objective of this study is to examine how the central concerns of second-wave feminism, such as the fight for gender equality, seeking autonomy, and resisting patriarchal society, are addressed in The Bell Jar by Sylvia Plath and Sula by Toni Morrison through the lens of feminist literary theory. Using a comparative approach, this study explores how the novels portray the feminist struggles while revealing how feminism has historically prioritized the experiences of white, middle-class women and excluded the realities of many others, especially women of color. Morrison, with Sula, introduces a long-overdue intersectional analysis of how race and gender affect the lives of Black women; she expanded the movement to include marginalized voices, while The Bell Jar tells the emotional cost of social expectations on young women like Esther Greenwood. Both novels remain relevant and offer essential insight into contemporary conversations on gender equality and feminism.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Language and Literature

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Koleksiyon