Ötanazi ve yaşama hakkı
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmada, ötanazinin ve yaşama hakkının tarihçesi, genel hatları, konu hakkındaki tartışmalar ve farklı perspektiflerden farklı bakış açıları bir bütün olarak değerlendirilerek, ötanazi ve yaşama hakkının çok yönlü karşılaştırması yapılmıştır. Ötanazi, başta hukuki, tıbbi, ahlaki, dini ve sosyal yönlerden olmak üzere birçok farklı yönden farklı tartışma ve eleştirilere konu olmuştur. Yaşama hakkı ise, şüphesiz, insanla ilgili her şeyin başlangıç noktasıdır. Özenli ve öncelikli olarak korunması gereken yaşama hakkının, kişinin kendisinden dahi korunup korunmayacağı çözümlenmeye muhtaç bir meseledir. Yaşamına son verilmesini talep eden çaresiz hastanın talebi, bir taraftan yaşama hakkının sahibi tarafından ihlali olarak değerlendirilebilecekken, diğer taraftan kendi kaderini belirlemeye muktedir olan kişinin hür iradesiyle yaşama hakkını olumsuz yönde kullanması olarak da değerlendirilebilir. Günümüzün bireysel hak ve özgürlük temelli, hür iradeye dayanan demokratik meşruiyet anlayışı dahilinde, kişilerin tercihlerine saygı göstermek tartışmasız bir gerekliliktir. Ancak, kişinin kendi yaşamına (varlığına) son verme tercihinin de bir hak olup olmadığı, diğer bir deyişle, kişinin ölme hakkı bulunup bulunmadığı sorusu tartışmaların odak noktasındadır. Bu soru cevaplanırken, ölmeyi tercih eden hastanın dayanılmaz acılar içerisinde ve çaresiz oluşu belirleyici öneme sahiptir. Soruya karşıt yönde cevap veren her iki görüş de güçlü ve ilkeli savlara dayanmaktadır. Dünya genelinde, büyük ölçüde, ötanazi karşıtı görüş hakim olmakla birlikte, son yıllarda meydana gelen gelişmeler durumu tersine çevirebilecek gibi görünmektedir.
In this study, history, general terms, debates and different points of view from different perspectives regarding euthanasia and right to life are evaluated as a whole and a sophisticated comparison is made. Euthanasia has always been subject to different debates and criticisms initially from legal, medical, ethic, spiritual and social points. The right to life is certainly the benchmark of any kind of human-related issues. It is an issue that needs to be analyzed, if the right to life which is supposed to be protected carefully and primarily shall even be protected from its beneficiary. The incurable patient's request to die, on the one hand may be regarded as violation of the right to life by its beneficiary, on the other hand may be evaluated as a negative enjoyment by its self-determining and autonomous beneficiary. Within today's free will, individual rights and freedom based democratic legitimacy mentality, it is an indisputable necessity to respect individual preferences. However, this question stands in the focal point of the debates: "Shall a preference to die be deemed as a lawful enjoyment?", in other words, "Does a person have the right to die?". While answering these questions, this fact should be taken in consideration that the incurable patient's excruciating pain has a significant impact on this preference. Both counter views are based on strong principals and arguments. While the anti-euthanasia view is considerably dominant all around the world, the emerging developments in recent years seem to turn the tables.












