Yirminci yüzyıl sonrası bölgesel bütünleşme teorileri: Uluslararası sistemde yeni aktörler ve egemen ulus-devletin değişen yapısı

Küçük Resim Yok

Tarih

2005

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Beykent Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Uluslararası Politika, İktisat ve Uluslararası Ekonomi bilimlerinin kesişim alanlarından neşet eden Uluslararası Ekonomi Politik içerisindeki geleneksel ve modern yaklaşımlar, bütünleşme ya da entegrasyonlarla ilgili akademik-bilimsel çalışmaları da doğrudan etkilemiştir. İki Büyük Dünya Savaşından sonra, Bütünleşme alanındaki ilk çalışmalar Federalizm ve Uluslararası Örgütlenme bağlamında gelişim göstermiştir. Hemen akabindeki süreçte ise, bu alandaki teorik çalışmalar daha derinlik kazanmış; alanda, Uluslararası İlişkilerdeki idealizm-realizm tartışmasının bir uzantısı olarak değerlendirilen "Yeni-işlevselciliğe karşı Hükümetlerarasıcılık" tartışması ağırlık kazanmıştır. 1980'li yıllardan bu güne değin de Uluslararası İlişkilerde de gündemde olan "Rasyonalizme karşı Konstrüktivizm" tartışması, Bütünleşme teorilerini kuramsal temelde araştıran bilim adamlarını etkisi altına almıştır. Bu çalışmanın en temel amacı 20. yüzyıl sonrası Bütünleşme Teorileri hakkındaki kuramsal çabaların genel bir değerlendirmesini yapmak ve egemen ulus-devletin meydana gelen bu bütünleşme yaklaşımları sonucunda nasıl bir evrim geçirmekte olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmada bütünleşme teorilerinin uygulanmasında izlenecek stratejilerin de değerlendirilmesi yapılarak hukuki açıdan ortaya çıkan yeni yaklaşımlar irdelenmektedir. Sonuçta Uluslararası Ekonomik ve Politik sistemin, tüm bu bütünleşme çabaları sonucunda ciddi bir yapısal değişim içerisine girdiği ve Uluslararası aktörler bağlamında yeni Uluslarüstü oluşumlara gebe olduğu ortaya konmaktadır.
This article contends that most of the intellectual-academic works on Regional integration reflect major dichotomies between the theories of International Relations. During the first few decades of the integration processes, the core Regional integration debate involved idealism-oriented neo-functionalists and realism-oriented intergovernmentalist approaches; whereas the current scholarship on Regional integration mirrors the main division that has emerged within the discipline of International Relations since 1980's between rationalists regarding the integration process as the product of conscious member states' behaviour and constructivists focusing on policy-formation based on norms and common values. The main purpose of this article is to analyse the evolution of Regional integration after 20th Century within the context of the traditional and contemporary debates of International Relations. In this work it will be evaluated which strategies could practice of Regional integration and the new approaches on the judicial structure of international actors. As a result it has been exposed that the nature of International economy-political sistem, goes to a radical metamorphosis and changing because of this integration efforts and it was pregnantnature to the new Supranational constitutions.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Uluslararası Ticaret, International Trade, Uluslararası İlişkiler, Bölgesel Bütünleşme (entegrasyon), Karşılıklı Bağımlılık, Federalizm, İşlevselcilik, Yeni-işlevselcilik, Hükümetlerarasıcılık., Regional integration, Interdependence, Federalism, Funtionalism, Neo-functionalism, Intergovernmentalism.

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Koleksiyon