Akışkanlık ve Hipergerçeklik Ekseninde Netflix’te Kadın Temsili: Türk Yapımları Üzerine Bir İnceleme
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi
Erişim Hakkı
Özet
İnternet teknolojilerinde Web 2.0 dönemi, kullanıcı odaklı ve katılımcı internetin yaygınlaşmasına, sıradan kullanıcıların ağ mimarisini şekillendirmesine ve dijital dünyada yeni bir toplumsallaşma biçiminin ortaya çıkmasına yol açtı. Ortalama bilgisayar kullanıcısı hem içerik üreticisi hem de tüketicisi haline geldi ve bu durum internet ortamında yeni bir sosyal yapı oluşturdu. Kişilerin dijital dünyadaki bu toplumsallığa katılımı, kendine özgü davranış kalıpları, yeni anlam dünyaları ve benlik sunumlarını ortaya çıkardı. Çevrimdışı dünyadaki en gerçek ilişkiler, çevrimiçi ortamlarda yansımalarını buldu. Çevrimiçi davranışlar birer performansa dönüştü. Kullanıcılar izleyiciye yönelik davranışlar sergilemeye başladı. Bu yeni toplumsal yaşam biçimi dijital dünyada yeni temsil biçimleriyle sunuldu. Bu temsiller zamanla gerçekliğin ötesine geçerek hipergerçekliklerin inşa edilmesini sağlayan öğeler haline geldi. Bu çalışmada, Netflix’te yer alan ve kadınları merkeze alan Türk yapımları “akışkanlık” ve “hipergerçeklik” kavramları çerçevesinde incelenmiştir. İçeriklerde kadınlar büyük değişimler yaşayan ve toplumsal normlara meydan okuyan karakterler olarak öne çıkmaktadır. Akışkan modernite döneminde insan, her şeyin tek ölçüsü olarak kabul edilmekte, katı gerçeklikler ortadan kalkmakta ve yerini belirsizliğe bırakmaktadır. Netflix, bu belirsizliği çeşitli kimlikler, postfeminist anlatı ve kuir profiller aracılığıyla resmetmekte ve çevrimdışı dünyada sıklıkla rastlanmayan, hakikat gibi işleyen hipergerçek temsiller üretmektedir. Bu bağlamda orijinal Netflix ürünü olan 24 adet Türk film ve dizisi betimleyici içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Filmlerdeki karakterler temalara ayrılmış, kodlanmış ve frekans analiziyle tekrar eden mesajlar tespit edilmiştir. Film ve dizilerde tekrar eden temsiller ve anlatılar akışkanlık özelliğini taşıması ve hipergerçekliğin inşası bağlamında okumaya tabi tutulmuştur.
The Web 2.0 era in internet technologies led to the proliferation of user-centered and participatory internet, enabling ordinary users to shape the network architecture and giving rise to a new form of socialization in the digital world. The average computer user became both a content producer and a consumer in the online environment. People's participation in this digital socialization introduced unique behavioral patterns, new worlds of meaning, and self-presentation. The most genuine relationships from the offline world found extensions in online environments, and online behaviors transformed into performances. Users began to exhibit behaviors aimed at an audience. This new way of social life was represented in the digital world with new forms of representation. Over time, these representations went beyond reality and became elements that enabled the construction of hyperrealities in digital universes. In this study, Turkish productions on Netflix, focusing on women, were analyzed within the framework of the concepts of “liquidity” and “hyperreality.” In these contents, women stand out as characters undergoing significant transformations. In the period of liquid modernity, since humans are accepted as the sole measure of everything, rigid realities have disappeared, giving way to ambiguity. Netflix portrays this ambiguity through various identities ultimately creating hyperrealities that go beyond mere imitation, realities rarely encountered in the offline world. A total of 24 Turkish films or series on Netflix were examined using the descriptive content analysis method. The characters in the films were categorized into themes, coded, and recurring messages were identified through frequency analysis.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
Kronotop İletişim Dergisi












