BEYOND OBJECT AND LETTER: AN ANALYSIS OF SAMUEL BECKETT’S ENDGAME IN THE CONTEXT OF LANGUAGE AND SIGNS
Küçük Resim Yok
Tarih
2024
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Hüzeyfe Süleyman ARSLAN
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
This article explores how Samuel Beckett's play Endgame exemplifies the principles of absurd theatre by demonstrating that objects and symbols can deliver meaning more effectively than words. Drawing on Martin Esslin's definition of absurd theatre, the article examines the core elements present in Endgame, such as the absurdity of life, the failure of language and communication, anti-realism, isolation and alienation, archetypical characters, and the use of metaphors and symbols. The analysis highlights the inadequacy of language in conveying meaning and how Beckett uses symbols and décor to represent deeper existential themes. Key symbols like Hamm’s chair, Clov’s ladder, and the two windows convey complex meanings of hope, despair, and the search for meaning more powerfully than spoken dialogue. These objects also facilitate stronger communication between the characters and between the play and its audience, bridging gaps that words cannot. The metaphor of the chess endgame is particularly significant, illustrating the constrained and repetitive nature of the characters' existence. The study emphasizes the superior role of objects and symbols in communicating the profound themes of absurd theatre, demonstrating how Endgame transcends conventional storytelling to delve into the human condition, making it a profound work in both existential philosophy and absurdist theatre.
Bu makale, Samuel Beckett'in Endgame adlı oyununun, nesnelerin ve sembollerin sözlerden daha etkili bir şekilde anlam iletebileceğini göstererek absürd tiyatro ilkelerini nasıl örneklediğini araştırıyor. Martin Esslin'in Absürd Tiyatro tanımına dayanarak, Endgame’deki yaşamın absürdlüğü, dilin ve iletişimin başarısızlığı, anti-realizm, yalnızlık ve yabancılaşma, arketip karakterler, metaforlar ve sembollerin kullanımı gibi temel unsurlar incelenmektedir. Analiz, dilin anlam iletmedeki yetersizliğini ve Beckett'in daha derin ve karmaşık varoluşsal temaları temsil etmek için semboller ve dekorları nasıl kullandığını vurgular. Hamm’ın sandalyesi, Clov’un merdiveni ve iki pencere gibi önemli semboller, umudu, umutsuzluğu ve anlam arayışını sözlü diyalogdan daha güçlü bir şekilde ifade eder. Bu nesneler, karakterlerin kendi aralarındaki ve oyun ile izleyici arasındaki iletişimi de güçlendirir, kelimelerin yapamayacağı boşlukları doldurur. Satranç oyununun sonuna dair metafor, karakterlerin varoluşlarının sınırlı ve tekrarlayıcı doğasını özellikle belirgin bir şekilde ortaya koyar. Bu çalışma, Endgame’in geleneksel anlatıların ötesine geçerek insan durumunu derinlemesine inceleyen, hem varoluş felsefesi hem de absürd tiyatroda objelerin birer sembol olarak dil kullanımı ile kıyaslandığında varoluşçu ve absürdist fikirleri aktarmada daha başarılı olduğunu vurgulayarak literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Bu makale, Samuel Beckett'in Endgame adlı oyununun, nesnelerin ve sembollerin sözlerden daha etkili bir şekilde anlam iletebileceğini göstererek absürd tiyatro ilkelerini nasıl örneklediğini araştırıyor. Martin Esslin'in Absürd Tiyatro tanımına dayanarak, Endgame’deki yaşamın absürdlüğü, dilin ve iletişimin başarısızlığı, anti-realizm, yalnızlık ve yabancılaşma, arketip karakterler, metaforlar ve sembollerin kullanımı gibi temel unsurlar incelenmektedir. Analiz, dilin anlam iletmedeki yetersizliğini ve Beckett'in daha derin ve karmaşık varoluşsal temaları temsil etmek için semboller ve dekorları nasıl kullandığını vurgular. Hamm’ın sandalyesi, Clov’un merdiveni ve iki pencere gibi önemli semboller, umudu, umutsuzluğu ve anlam arayışını sözlü diyalogdan daha güçlü bir şekilde ifade eder. Bu nesneler, karakterlerin kendi aralarındaki ve oyun ile izleyici arasındaki iletişimi de güçlendirir, kelimelerin yapamayacağı boşlukları doldurur. Satranç oyununun sonuna dair metafor, karakterlerin varoluşlarının sınırlı ve tekrarlayıcı doğasını özellikle belirgin bir şekilde ortaya koyar. Bu çalışma, Endgame’in geleneksel anlatıların ötesine geçerek insan durumunu derinlemesine inceleyen, hem varoluş felsefesi hem de absürd tiyatroda objelerin birer sembol olarak dil kullanımı ile kıyaslandığında varoluşçu ve absürdist fikirleri aktarmada daha başarılı olduğunu vurgulayarak literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Endgame, Absurd Theatre, Existentialism, Symbolism, Semiotic Approach, Endgame, Absürdist Tiyatro, Varoluşçuluk, Sembolizm, Göstergebilimsel Yaklaşım
Kaynak
Akademik Hassasiyetler
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
11
Sayı
26