Ceza yargılamasında ses kayıtlarının delil olma niteliği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Ses kayıtlarının delil olma niteliği ile ilgili günümüzdeki en önemli mesele, ses kayıtlarının gerek özel kişilerce gerekse ticari tüzel kişilikler ve kamu tarafından izinsiz bir şekilde elde edilmesidir. Özel kişilerce elde edilen ses kayıtlarının delil olarak değerlendirilmesi ile ilgili Yargıtay kararlarında sabit bir görüş bulunmamakla birlikte, alınan kararlarda ses kayıtlarının delil olarak değerlendirilebildiği görülmektedir. Dijitalleşen yaşamla birlikte, suç ve suç çeşitlerinde artış, bunun beraberinde suçluların gelişen haberleşme sistemleri üzerinden iletişim sağlaması, adli makamları bu mecralarda gizli dinleme ve ses kaydı yapmaya yöneltmiştir. İletişim ve haberleşme sistemleri üzerinden kişilerin, temel hak ve özgürlüklerine yapılan bu müdahalelerin kanunlarda yer verilen sınırlandırmalar ve koşullara uygun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Demokratik toplumlarda adaletin sağlanması, yalnızca kanunlarla değil, bilimsel gelişmelerin takibi, hukuka, insan hak ve özgürlüklerine inanç ve etik ilkelere bağlılıkla mümkün kılınabilir. Bu tez çalışmasında, Ceza Yargılamasında Ses Kayıtlarının Delil Olma Niteliği, konusu hukuki açıdan detaylıca ele alınmış ve gelişen ses teknolojileriyle birlikte, ses delillerinin yargılamadaki önemi yine bu çalışmayla ortaya konulmaya çalışılmıştır.
The most critical issue today concerning the evidentiary nature of audio recordings is their unauthorized acquisition by private individuals, commercial legal entities, and public authorities. Although there is no consistent stance in the Court of Cassation's rulings regarding the evaluation of audio recordings obtained by private individuals as evidence, it is observed that these recordings can be considered as evidence in various decisions. With the digitalization of life, the increase in crimes and crime types, and the fact that offenders communicate through advanced communication systems have led judicial authorities to conduct covert surveillance and audio recording on these platforms. Such interventions in individuals' fundamental rights and freedoms via communication and correspondence systems must comply with the limitations and conditions stipulated by law. Ensuring justice in democratic societies can only be achieved not just through laws but also by following scientific advancements, adhering to legal norms, human rights, and ethical principles. This thesis thoroughly examines the legal aspects of using audio evidence in criminal procedure and aims to highlight the significance of audio evidence in trials, particularly in the context of developing audio technologies.












