Moda tasarımlarının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Moda tasarımı, yalnızca estetik değil, aynı zamanda yaratıcı ve düşünsel bir üretim sürecidir. Moda tasarımcısı, tasarım sürecinde kişisel vizyonunu, sanatsal yorumunu ve teknik becerisini bir araya getirerek özgün bir eser ortaya koyar. Bu yaratıcı süreç, yalnızca ticari değil, aynı zamanda fikrî bir değeri de içinde barındırır. Ancak günümüzde moda endüstrisindeki hızlı üretim döngüleri, dijital mecralarda sınırsız erişim, e-ticaret platformlarının yaygınlığı ve taklit ürünlerin dolaşımı, moda tasarımcılarının eserlerinin izinsiz çoğaltılmasına ve maddi/manevi haklarının ihlal edilmesine neden olmaktadır. Bu sorun, telif hakkı koruması bağlamında moda eserlerinin hukuki niteliğini yeniden değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, moda tasarımlarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında korunabilirliğini ortaya koymak ve telif hukuku bakımından "eser" sayılmalarının gerekçelerini açıklamaktır. Moda tasarımlarının yalnızca tescil ile değil, aynı zamanda FSEK uyarınca "güzel sanat eseri" olarak da korunabileceği; bu korumanın özgünlük, hususiyet ve estetik değer kriterleriyle temellendirilebileceği savunulmaktadır. Tezde ayrıca, birlikte eser sahipliği bağlamında müşterek ve iştirak hâlinde eser sahipliği ayrımı irdelenmiş, çağdaş moda işbirlikleri üzerinden bu kavramların sınırları yeniden tartışılmıştır. Moda endüstrisinde fiziksel olarak ayrılabilir katkıların, anlamsal ve estetik bütünlük oluşturduğunda nasıl iştirak hâlinde eser sahipliği doğurabileceği savunulmuş; klasik doktrindeki "fiziksel ayrıştırılabilirlik" ölçütünün yetersiz kaldığı durumlar vurgulanmıştır. Ayrıca, FSEK m.10/III hükmünde yer alan teknik yardım istisnası da, multidisipliner yaratım süreçlerinde yeniden ele alınmıştır. Bununla birlikte, eser sahibinin hakları ile kamu yararı arasında denge kuran "eğitim istisnası" da çalışmada özel olarak ele alınmış; öğretim amacıyla yapılan sınırlı çoğaltmalarda telif hakkının nasıl esnetilebileceği, moda eserleri üzerinden değerlendirilmiştir. Özellikle moda eğitimi veren kurumlarda kullanılan tasarım örneklerinin, öğretim faaliyeti sınırları içindeki kullanım koşulları incelenmiştir. Yöntem olarak, yerli ve yabancı literatür taraması ile karşılaştırmalı hukuk analizi birlikte kullanılmış; FSEK ile birlikte 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, Avrupa Birliği yönergeleri ve uluslararası uygulamalar irdelenmiştir. Moda tasarımlarının hukuki statüsüne ilişkin belirsizlikler, telif korumasının yaygınlaştırılmasına yönelik önerilerle desteklenmiştir. Ayrıca "hızlı moda" kavramı, zanaatkârlığın gerileyişi ve özgünlük krizinin hukuk alanına yansımaları da analiz edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma moda tasarımlarının telif hukuku kapsamında etkin biçimde korunabilmesi için hukuki çerçevenin hem kavramsal hem de pratik düzeyde geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Fashion design is not only aesthetic, but also a creative and intellectual production process. Fashion designers bring together their personal vision, artistic interpretation, and technical skills in the design process to produce original works. This creative process has not only commercial value, but also intellectual value. However, today's fast production cycles in the fashion industry, unlimited access to digital media, the prevalence of e-commerce platforms, and the circulation of counterfeit products lead to the unauthorized reproduction of fashion designers' works and the violation of their material and moral rights. This issue necessitates a reassessment of the legal nature of fashion works in the context of copyright protection. The primary objective of this study is to establish the protectability of fashion designs under the Intellectual and Artistic Works Law No. 5846 (FSEK) and to explain the reasons for their classification as "works" under copyright law. It is argued that fashion designs can be protected not only through registration but also as "works of fine art" under the FSEK, and that this protection can be based on the criteria of originality, distinctiveness, and aesthetic value. The thesis also examines the distinction between joint and collaborative authorship in the context of co-authorship, re-examining the boundaries of these concepts through contemporary fashion collaborations. It is argued that physically separable contributions in the fashion industry can give rise to joint authorship when they form a semantic and aesthetic whole, and it is emphasized that the criterion of "physical separability" in classical doctrine is insufficient in such cases. Additionally, the technical assistance exception under Article 10/III of the Copyright Law has been reexamined in the context of multidisciplinary creative processes. Furthermore, the "educational exception," which balances the rights of the author with the public interest, has been specifically addressed in the study; how copyright can be relaxed in limited reproductions made for educational purposes has been evaluated through fashion works. In particular, the conditions of use of design examples used in institutions providing fashion education within the limits of educational activities have been examined. The methodology employed a combination of domestic and foreign literature review and comparative legal analysis; the Copyright Law, the Industrial Property Law No. 6769, European Union directives, and international practices were examined. The uncertainties regarding the legal status of fashion designs were supported by recommendations for the expansion of copyright protection. Additionally, the concept of "fast fashion," the decline of craftsmanship, and the reflections of the originality crisis on the legal field have been analyzed. In conclusion, this study reveals that the legal framework must be developed at both the conceptual and practical levels to ensure that fashion designs are effectively protected under copyright law.












