Sağlık hakkı kapsamında idarenin acil sağlık hizmetlerinden doğan sorumluluğu
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmanın amacı, anayasal bir hak olan sağlık hakkı bağlamında, acil sağlık hizmetlerinin sunulmasından doğan idarenin hukuki sorumluluğunun kapsamını ve hukuki rejimini incelemektir. İdare hukuku açısından, bu sorumluluğun kusura dayalı ve kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde nasıl şekillendiğini teorik ve pratik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada hukuki dogmatik yöntem benimsenmiş; anayasa, ilgili kanunlar, yönetmelikler ve idari yargı kararları (özellikle Danıştay içtihatları) ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışma, sağlık hakkı ve hasta haklarının hukuki temellerinin analiziyle başlamakta ve ardından acil sağlık hizmetlerinin kamu hizmeti niteliğine ve idarenin bu hizmeti sunma ve denetleme yükümlülüklerine odaklanmaktadır. Araştırmadan elde edilen en önemli bulgular şunlardır: İdarenin acil sağlık hizmetlerinden doğan sorumluluğu hem kusura dayalı hem de kusursuz sorumluluğu kapsamaktadır. Türk idari yargısında, 2015 sonrası yapılan içtihat değişikliğiyle, idarenin sorumluluğu için "ağır hizmet kusuru" aranması zorunluluğu ortadan kalkmış ve "basit hizmet kusuru"nun varlığı tazminat yükümlülüğü için yeterli görülmeye başlanmıştır. Ancak, öngörülemeyen tıbbi komplikasyonlar, teknik altyapı eksiklikleri ve yüksek riskli durumlarda kusursuz sorumluluk ilkesinin (risk sorumluluğu) yeterince etkili bir şekilde uygulanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları, mevcut mevzuatın acil sağlık hizmetlerinin dinamik yapısına ayak uydurmada yetersiz kaldığını ve normatif boşluklar içerdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, hizmet sunumunda coğrafi ve sosyoekonomik eşitsizlikler, sağlık personeline yönelik şiddet ve idari denetim mekanizmalarının zayıflığı gibi yapısal sorunlar tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında, mevzuatın dinamik komisyonlar aracılığıyla güncellenmesi, "ters ispat yükü" gibi düzenlemelerle kusursuz sorumluluğun genişletilmesi, idari uzlaşma komisyonları gibi alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının kurulması ve sağlık personelinin hak ve güvenliğinin güçlendirilmesi gibi politika önerileri sunulmuştur. Genel olarak, etkili, erişilebilir ve kaliteli acil sağlık hizmeti sunmanın idarenin anayasal bir yükümlülüğü olduğu sonucuna varılmıştır. İdarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, bireylerin uğradığı zararların etkin bir şekilde tazmin edilmesini hukukun üstünlüğü ilkesinin vazgeçilmez bir gereği haline getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Hakkı, Acil Sağlık Hizmetleri, İdari Sorumluluk, Kusurlu Sorumluluk, Kusursuz Sorumluluk, Hizmet Kusuru, İdare Hukuku.
The purpose of this study is to examine the scope and legal regime of the legal liability of the administration arising from the provision of emergency healthcare services, specifically within the context of the right to health, which is a constitutional right. From the perspective of administrative law, the study aims to theoretically and practically analyze how this liability is shaped within the framework of fault-based and no-fault liability principles. The legal dogmatic method was adopted in the research; the constitution, relevant laws, regulations, and administrative judiciary decisions (particularly the precedents of the Council of State) were examined in detail. The study begins with an analysis of the legal foundations of the right to health and patient rights, and then focuses on the public service nature of emergency healthcare services and the administration's obligations to provide and supervise this service. The most important findings obtained from the research are as follows: The liability of the administration arising from emergency healthcare services encompasses both fault-based and no-fault liability. In the Turkish administrative judiciary, with the jurisprudential change post-2015, the necessity to seek "gross service fault" for the administration's liability has been eliminated, and the existence of a "simple service fault" has begun to be deemed sufficient for compensation obligation. However, it was determined that no-fault liability principles (risk liability) are not applied effectively enough in cases of unforeseen medical complications, technical infrastructure deficiencies, and high-risk situations. The results of the study reveal that the current legislation is insufficient in keeping up with the dynamic nature of emergency healthcare services and contains normative gaps. Furthermore, structural problems such as geographical and socioeconomic inequalities in service delivery, violence towards healthcare personnel, and the weakness of administrative audit mechanisms have been identified. In light of these findings, policy proposals are presented, including updating the legislation through dynamic commissions, expanding no-fault liability through regulations such as "reverse burden of proof," establishing alternative dispute resolution mechanisms like administrative reconciliation committees, and strengthening the rights and security of healthcare personnel. In general, it is concluded that providing effective, accessible, and quality emergency healthcare services is a constitutional obligation of the administration. Failure of the administration to fulfill this obligation makes the effective compensation of damages suffered by individuals an indispensable requirement of the rule of law. Keywords: Right to Health, Emergency Healthcare Services, Administrative Liability, Fault-Based Liability, No-Fault Liability, Service Fault, Administrative Law.












